Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2015/15839 E. 2016/7509 K. 26.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15839
KARAR NO : 2016/7509
KARAR TARİHİ : 26.04.2016

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, yönelik olarak verilen hükmün davalı … vekilince ve davalı …. mirasçıları …, …, ….. vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılardan ………vekili Av. …… ….. ile davalılardan … vekili. Av. … ve davalı ……mirasçıları vek. Av. …….’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Dava, davalı tarafça takibe konu edilen bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 23.09.2008 gün, 2008/1914 E.- 2014/8600 K. sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda dava konusu senede ilişkin ceza davasında davalı … ile diğer davalıların murisi ……. hakkında mahkumiyet kararı verildiği, davalı Müflis şirket ile davalı ………. arasında borçlandırıcı fiil hukuki işleme rastlanmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı … vekili ile davalı ………. mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan …… Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/57-158 E. K sayılı dosyasında davalı … ve ölü davalı ………. hakkında mahkumiyet kararı verilmiş ise de ceza mahkemesinde mahkumiyet kararı yönünden sanıklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Hukuk Genel Kurulu’nun 01.02.2012 gün ve 2011/19-639 E. -2012/30 K. sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, maddi olgunun belirlenmesi yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231), kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü olmadığından hukuk hakimini bağlayamayacağının kabulü gerekir. Yargılama sisteminde temyiz yasa yolu, yalnızca hükümler bakımından kabul edilmiştir. Hükümler ise 5271 sayılı CMK.’nun 223. maddesinde sınırlı olarak sayılmış olup, hükmün açılanmasının geri bırakılması kararları bunlar arasında yer almadıklarından hüküm niteliğinde de değildir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 gün ve 2009/4-13 E, 2009/12 K. sayılı ilamı). Bu nedenlerle, davalılar hakkında ………Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2010/57-158 E. K. sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar 6100 sayılı HMK.’nun 375/1-d maddesinde belirtilen ceza mahkemesi kararı niteliğinde kabul edilemeyecektir. Mahkemece bu yönün gözetilmemesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan dava konusu bonodaki imzanın davacıların murisi … ile diğer davacı …’a ait olduğu saptanmış olmakla, davacıların bedelsizlik iddialarını yazılı delille ispatlamaları gerektiği gözetilmeksizin eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir.
Ayrıca, dava konusu senede istinaden başlatılan takip alacağı iş bu dava tarihinden önce 30.12.2002 tarihinde muris davalı ………. tarafından diğer davalı …’a temlik edildiğinden somut olayda muris davalı ………. mirasçılarının pasif husumet ehliyeti bulunmadığının gözetilmemesi de bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı … ve muris davalı ………. mirasçıları davalılar …, ……. ve … yararına BOZULMASINA, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar … ile ……, … ve … yararına takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak anılan davalılara verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 26/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.