YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18144
KARAR NO : 2016/7676
KARAR TARİHİ : 28.04.2016
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, kredi kartı sözleşmesine dayanan banka alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının davacı bankaya olan kredi kartı borcunun aksaması nedeni ile borcun yapılandırılarak ödemelerin taksitlendirildiği, hesabın kat edildiği ancak davalıya tebliğ edilmeden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, takip tarihi itibariyle muacceliyet şartının gerçekleşmediği, takibin icra tarihine kadar vadesi gelmiş borçlar üzerinden devam etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyize konu edilen kararın 3 nolu bendinde “6. İcra müdürlüğünün kararının tazminat talebinin reddine” şeklinde hüküm kurulmuş, daha sonra ”tashih şerhi” başlıklı tutanak ile bir kısım eklenerek kısa hüküm fıkrasının 3. Bendinin alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına yazılması gerekirken hata yapıldığı ve ” 3. Bendinde
“6. İcra müdürlüğünün kararının tazminat talebinin reddine” şeklinde yazıldığı anlaşıldığından kısa hüküm fıkrasının “3. Bendinde alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına” şeklinde tashihine karar verildiği 04/06/2015 tarihinde belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun hükmün tashihi başlıklı 304.maddesinde “Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece re’sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir.“, hükmün tavzihi başlıklı 305.maddesinde “Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. “, tavzih talebi ve usulü başlıklı 306.maddesinde “Tavzih, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren mahkemeden istenebilir. Dilekçenin bir nüshası, cevap süresi mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Cevap, tavzih talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur.Mahkeme, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir; ancak gerekli görürse iki tarafı sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edebilir. Mahkeme tavzih talebini yerinde gördüğü takdirde 304 üncü madde uyarınca işlem yapar.“ hükmü bulunmaktadır.
Yukarıda anılan 6100 sayılı HMK’nun ilgili maddelerine göre gerek tashih yoluyla ile gerekse tavzih yolu ile hüküm fıkrası sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Bu durum 6100 sayılı HMK’nun 304-305-306 maddelerine aykırılık teşkil etmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.