Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/3221 E. 2016/7686 K. 28.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3221
KARAR NO : 2016/7686
KARAR TARİHİ : 28.04.2016

MAHKEMESİ : Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Mahkemece verilen davanın kısmen kabul- kısmen reddi kararı, Dairemiz 27/05/2014 tarih, 2014/6626 E. – 2014/9890 K. sayılı ilamı ile “01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nun “zaman bakımından uygulama” yan başlıklı 448.maddesi; “Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır”hükmünü amirdir.6100 sayılı HMK ile yazılı yargılama usulünde ilk derece yargılaması beş aşamadan oluşmaktadır.Bunlar, davanın açılması ve karşılıklı dilekçelerin verilmesi, ön inceleme, tahkikat, tahkikatın sona ermesi ve sözlü yargılama ile hükümdür. Mahkemece, tahkikatın bitiminden sonra sözlü yargılama ve hüküm için tayin olunacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunmalarını sağlamak amacıyla iki yanı davet etmeli ve davetiyeye belirlenen gün ve saatte mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde yokluklarında hüküm verileceği hususu bildirilmeli, sözlü yargılamada ise taraflara son sözleri sorulup, hüküm verilmelidir (HMK.md.186). 6100 sayılı HMK.ile öngörülen yargılama kesitlerine kanunda belirtilen sebepler dışında uyulmadan karar verilemez. Hal böyle olunca, mahkemece 19/12/2013 günlü duruşma oturumunda tahkikatın bittiği tefhim edilmeden (HMK.md.184) ve sözlü yargılama ve hüküm için tayin olacak gün ve saatte mahkemede hazır bulunulması amacı ile davet hususu (HMK.md.186)yerine getirilmeden, davalı vekilinin mazereti de reddedilerek, yokluğunda karar verilmiş olduğu” gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafın senedi ödediğini savunduğu, ispat yükünün senedi ödediğini savunan davalıda olduğu, delil olarak sunulan dekontta ve bankadan gelen cevabi yazıda dekontta belirtilen ödemenin davalı tarafından yapıldığının belli olmadığı, ödemeye ilişkin başkaca delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 27.10.2010 keşide 25.12.2010 vade tarihli bono bedeli bankaya, 29.12.2010 tarihli dekont ile ödenmiştir. Dekont aslı davalı elinde olup dekontta senet bedelinin bankaya “…” tarafından ödendiğini gösterir kayıt bulunmaktadır. Bu durumda resmi belgeye itibar edilerek bono bedelinin davalı tarafından ödendiğinin kabulü ile davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle kısmen kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.