YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14156
KARAR NO : 2016/6952
KARAR TARİHİ : 19.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İŞ) Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine, karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından duruşmalı, olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu sigortalının sürekli iş görmezliği nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, 44.517,53 TL maddi ve 2.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 09.09.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; zararlandırıcı sigorta olayının 09.09.1999 tarihinde meydana geldiği, 27.04.2001 tarihli dava dilekçesi ile 1.000,00 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği, davacı vekilince sunulan 27.11.2012 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde hesap raporunda 47.164,72 TL’nin davacıya ödenmesi gerektiği tespit edilmiş olup bu miktara göre harç ikmalinin yapıldığının beyan edildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK’nın “Islahın Zamanı ve Şekli” başlıklı 177. maddesinde:
“ (1) Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. (2) Islah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir.” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı vekilince sunulan ve maddi tazminat isteminin arttırıldığı 27.11.2012 tarihli dilekçenin davalı tarafa teblig edilmemesi veya davalı vekilinin hazır bulunduğu duruşmada okunmaması doğru olmamıştır.
Yapılacak iş; davacı vekilince sunulan 27.11.2012 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan(ıslah) dilekçesinin davalı tarafa yöntemince teblig edilerek, varsa savunma ve delilleri alındıktan sonra dosyadaki tüm deliller bir bütün halinde değerlendirilerek bir karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuksal olgular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
19.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.