Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/3961 E. 2016/19177 K. 07.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3961
KARAR NO : 2016/19177
KARAR TARİHİ : 07.06.2016

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanığın ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, aracın zor alımı konusunda oyçokluğu, diğer hususlarda 07/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Muhalefet Şerhi

Sanığın kamyonetiyle 720 kiloya denk toplam 24 çuval kaçak odun kömürü naklederken yakalandığı olayda, mahkemece araç değeri ile yakalanan emval değeri arasındaki aşırı farklılık sebebiyle iade kararı verilmiş, dairece hükmün onanmasına karar verilmiştir.
TCK’nun 54/3. madde ve fıkrasında, müsaderede hakkaniyet konusuyla ilgili düzenleme yapılmış, müsaderenin suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurması halinde hakkaniyete aykırılık sebebiyle hakime iade konusunda bir takdir hakkı tanınmıştır.
765 sayılı TCK’nun 36. maddesinde hakkaniyet konusunda bir düzenleme yoktu ve suçta kullanılan araç gereç ve eşyanın her durumda müsadere edilmesi öngörülüyordu. Örneğin pikniğe giden birinin orada bulduğu iki dal parçasını sobasını tutuşturmak için aracına alması halinde, aracın zoralımına karar verilmesi gerekiyordu.
5237 S.TCK’nunda 54/3. maddesinde yapılan düzenleme ile hakime hakkaniyetli karar verebilmesi için yukarıda belirttiğimiz odun örneğinde olduğu gibi bazı durumlarda müsadere konusunda istisna bir yetki tanımıştır..
Yasanın yazımından da anlaşılacağı üzere bu düzenlemede kural müsadere, istisna olan husus iadedir.
Maalesef bazı Yargıtay Kararlarında bu madde ile igili olarak eşya-vasıta değeri adeta teraziye konmakta, araç değerinin fazla olması halinde bu maddenin uygulanması gerektiği değerlendirmesi yapılmaktadır.
İncelenen bu dosyamızda da böyle bir durum söz konusudur.
Yalnızca araç-yakalanan eşya değerine bakılarak bu madde değerlendirilemez. Eğer buna göre değerlendirme yapılacak olursa, örneğin, kaçakçılık, kaçak orman emvali nakli gibi olaylarda çok değerli bir araçla sürekli bu suçun işlenmesi halinde dahi hiç bir zaman aracın zoralımına karar verilmesi mümkün olmayacaktır.
Yasa koyucunun maddenin düzenlemesindeki amacının bu olduğunu düşünmek mümkün değildir.
Yalnızca ve ancak aradaki nisbi farkın çok açık olması halinde bu madde uygulanabilir, örneğin lüks ve pahalı bir aracın camına top oynayan çocukların topunun bir kaç kez gelmesi üzerine, araç sahibinin araçla çocukların topunu ezmesiyle meydana gelen ızrar suçundan dolayı bu madde uygulanacaktır. Esasen yasa koyucu bu gibi durumlar için düzenlemeyi yapmıştır.
Kaçakçılık, kaçak orman emvali taşıma gibi suçlarda, nakil vasıtasının değeri dışında suçun işleniş özellikleri de dikkate alınmalıdır.
Bu gibi suçlarda kullanılan araçlar genellikle çok eski model, bazen ruhsat sahibinden ara satışlarla başkasına geçmiş , yalnızca bu işler için kullanılan araçlardır.
Orman suçlarında idarece belirlenen emvalin değerleri her nasılsa çok cüz’i kalmakta, örneğin bir ton odun için 200-250 TL., 10 adet tomruk için yine 400-500 TL. değer belirlenmekte, yürüyen herhangi bir aracın değeri üç-dörbin TL.den az olmadığından nakil vasıtaları adeta her seferinde yeni suçlarda kullanılmak üzere iade edilmektedir.
Oysa on adet yapacak ağacın tabiattan kural dışı kesilerek yok edilmesi veya 500 kg. Odunluk ağacın ortadan kaldırılması çevre, iklim, tabiattaki canlıların barınma, beslenme için gerekli olan eko yaşam şartları bakımından değerlendirildiğinde, maddi değerler düşük görülmekle beraber çevreye çok zarar verildiği açıktır.
Sanıkta yakalanan 720 kg kömürün bilinen değeri dosyada belirtilen 285 TL.nın çok daha üzerinde olduğu gibi araç da 1974 model, sanık tarafından haricen satın alınmış bir araçtır. 1974 model çok eski bir kamyonet ile 720 kg. Odun kömürü taşınması olayında hakkaniyet ölçüsünü geçecek durumdan söz edilemeyeceğinden, nakil vasıtasının müsaderesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun kararına muhalifim.