Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/33326 E. 2016/14990 K. 22.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/33326
KARAR NO : 2016/14990
KARAR TARİHİ : 22.06.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin iş sözleşmesinin hiçbir haklı neden olmadan davalı işveren tarafından sonlandırıldığını ileri sürerek; feshin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının defalarca uyarılmasına rağmen talimatlara uygun davranmayarak, işin aksamasına neden olacak davranışlar sergilemek suretiyle iş verimliliğini düşürdüğünden 4857 Sayılı Kanununun 25/ll-h maddesi gereğince haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; 4857 İş Kanunu’nun 19’uncu maddesine göre: “Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışına veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez..4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (h) alt bendinde, işçinin hatırlatıldığı halde görevlerini yapmamakta ısrar etmesi durumunda işverenin haklı fesih imkânının bulunduğu hükme bağlanmış olup işverenin hatırlatmasının ardından sadece bir kez görevi yapmama yeterli sayılmamalıdır. İşçinin görevi yapmama eylemi hatırlatmanın ardından devamlılık arz etmelidir. İşveren tarafından fesih öncesinde, işçinin yapmakla yükümlü olduğu görevleri hatırlatılmalıdır. Bu hatırlatmanın sözlü ya da yazılı biçimde yapılması mümkündür. Bu konuda ispat yükü de işverendedir. Davalı taraf, davacının somut olarak hangi işleri gereği gibi yapmadığını ortaya koymadığı gibi, özlük dosyasında da bu hususta herhangi bir tutanak vs. belge bulunmamaktadır. Fesih yazısından anlaşıldığı üzere davalı işverence davacının iş sözleşmesi İş Kanununun 17. maddesi uyarınca feshedilmiştir. Bu maddenin işverenin bildirimli fesih hakkını düzenlediği, ayrıca işverenin haklı feshine dayanak olayların somut olarak ortaya konulmadığı göz önüne alındığında ; davalı işveren feshin geçerli nedenle yapıldığını ve biçimsel koşullarına uyduğunu ispatla yükümlü olup, dayandığı fesih gerekçesi itibariyle objektif ölçülere göre belirlenmiş olan performans değerlendirme kriterlerinin önceden saptanarak davacıya tebliğ edildiği, davacı işçinin buna aykırı hareketlerinin sürekli nitelik arz ettiği ve bununla birlikte işyeri düzeninin bozulduğu ve davacı işçinin savunmasının alındığına dair de dosyaya davalı tarafça yazılı delil ibraz edilmediğinden; mevcut dosya ve delil durumu itibariyle tanık dinlenmesine yer olmadığına karar verilerek, yapılan fesih 4857 Sayılı İş Kanunu’nun 19 ve 20/2 maddeleri uyarınca geçersiz bir fesih olduğu ve davacının savunmasının alınmadığı gerekçesiyle talebin kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Mahkemece, davalının delilleri toplanmadan, tanıkları dinlenmeden ön inceleme duruşmasında ilk celse karar verilmiştir.
Ön inceleme duruşması taraflar arasındaki uyuşmazlıkları tespit etmek için yapılmaktadır. Ön inceleme duruşması yapılmadan, taraflar arasındaki uyuşmazlık usulünce tespit edilmeden önce taraflara tanık isim ve adreslerini bildirmesi için kesin süre verilemez. Tarafların uyuştukları ve ayrıştıkları hususlar henüz belirlenmeden taraflardan, ön inceleme duruşmasından önce davanın daha başında (tensiple) tanık isim ve adreslerini bildirmeleri beklenemez. Mahkemece buna aykırı davranılması 6100 sayılı HMK’nın 27. maddesinde belirtilen hukuki dinlenilme hakkını zedeler.
Mahkemece yapılması gereken; ön inceleme aşamasında uyuşmazlık tespit edildikten sonra tanık dinletme talebi olan davalının tanık deliline dayanıp dayanmadığını tespit ederek, tanık deliline dayanmışsa tanık isim ve adreslerini bildirmesi için kesin süre vermektir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı tarafça ön inceleme duruşması öncesi tanıkların ismi ve tanıklık yapacakları konunun bildirilmesine karşın mahkemece tanıkların dinlenmemesi hukuki dinlenilme hakkının ihlalidir.
Mahkemece davalının tanıkları dinlenip, varsa toplanması gereken başka deliller toplanmalı ve dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra feshin işveren tarafından geçerli nedenle gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği tespit edilip, buna göre karar verilmelidir.
Hukuki dinlenilme hakkına aykırı olacak şekilde davalının gösterdiği deliller toplanmadan ve tanıkları dinlenmeden ön inceleme duruşmasında yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre esasa ilişkin itirazların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 22.06.2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.