Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/7085 E. 2016/7444 K. 26.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7085
KARAR NO : 2016/7444
KARAR TARİHİ : 26.04.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı ve feri müdahil vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, %10,10 oranındaki meslek hastalığı maluliyeti iddiasında olan davacının maddi-manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, 28.343,12-TL maddi-7.000,00-TL de manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; Kurumca(SGK) davacının meslek hastalığı olan pnömokonyoz’a bağlı olarak %10,10 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kaldığının belirtildiği, ATK 3. İhtisas Dairesi ile AKT Genel Kurulunun davacı sigortalının sürekli iş göremezlik oranını benzer şekilde %10,20 olarak belirlemekle birlikte ATK 3.İhtisas Dairesinin raporunda ATK Genel Kurulu raporundan ayrık olarak “meslek hastalığı ile sigortalının mevcut maluliyet arasında illiyet kurulamadığı” mütalaasının yer aldığı anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesine göre “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır .Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir. Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşleri Yönetmeliğinin Geçici 1. maddesinde; Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce çalışma gücü kaybı, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü, harp malullüğü sonucu meslekte kazanma gücü kaybı ile erken yaşlanma durumlarının tespiti talebinde bulunan sigortalılar ve hak sahipleri için, yürürlükten kaldırılan ilgili sosyal güvenlik mevzuatının 5510 sayılı Yasa’ya aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı asker hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kurulunca inceleneceği bildirilmiştir. Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda davacı sigortalının maluliyet derecesinin %10,20 olduğu açık bir şekilde ortaya konulmuşsa da davacının bu orandaki maluliyetiyle, iddiası olan meslek hastalığı arasındaki illiyet noktasında aynı açıklıktan söz etme imkanı bulunmamaktadır. Zira yukarıda değinildiği üzere ATK 3.İhtisas Dairesi davacının %10,20 oranındaki maluliyeti ile meslek hastalığı arasında illiyet kurulamadığı değerlendirmesinde bulunmuş, ATK Genel Kurulu ise bu hususa düzenlediği raporda hiç yer vermemiştir. Halin böyle olmasına göre davacının belirlenen %10,20 oranındaki maluliyeti ile iddiası olan “meslek hastalığı” arasındaki illiyet noktasında tereddüt oluştuğu ve Mahkemece bu tereddüt giderilmeden karar verildiği açıktır.
O halde, davalı ve feri müdahil vekillerinin bu yönleri de amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yapılması gereken iş; davacı sigortalının tespit olunan %10.20 oranındaki sürekli iş göremezlik oranı ile mesleki herhangi bir rahatsızlık arasında illiyet bulunup bulunmadığını ATK Genel Kurulundan sormak, buradan gelecek cevaba göre tüm delilleri bir arada değerlendirip neticesine göre karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Bozmanın niteliğine göre davalı ile feri müdahilin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine 26.04.2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.