YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/19432
KARAR NO : 2016/17880
KARAR TARİHİ : 12.05.2016
…Gazetesi’nin 27/05/2014 tarihli nüshasının 1 ve 18. sayfasında “İşte Paralelin Türkiye İmamı” başlığı ile yayımlanan yazı, … Gazetesi’nin 27/05/2014 tarihli nüshasında “Türkiye İmamı Demir Yumruk” başlığı ile yayımlanan yazı ile anılan gazetelerin aynı tarihli web sitelerinde yayınlanan aynı nitelikteki yazılar nedeniyle ilgilisi … vekili Avukat…’in vaki düzeltme ve cevap isteminin kabulü ile tekzip metninin yayımlanmasına dair … Sulh Ceza Mahkemesinin 26/06/2014 tarihli ve 2014/344 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin… Asliye Ceza Mahkemesinin 18/07/2014 tarihli ve 2014/388 değişik iş sayılı kararı aleyhine … Bakanlığının 15/10/2015 gün ve 66025 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04/11/2015 gün ve KYB.2015-351737 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
… Sulh Ceza Mahkemesince, “yayınlanan yazıların kamuoyunca bilinmesinde kamu yararının bulunmadığı, haberin özü ile veriliş biçimi arasındaki ölçü fikir bağının korunmadığı, toplumun yararı ile bireyin yararı karşılaştırılması gerektiğinde toplum yararının üstünlüğünün tercih edildiğinden söz edilemeyeceği” şeklindeki gerekçe ile tekzip talebinin kabulüne karar verilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13/02/2007 tarihli ve 2007/7-28 Esas, 2007/34 sayılı kararında yer alan, “Demokratik toplumlar, temel hak ve özgürlüklere dayanan toplumlardır. Bu tür toplumlarda Devletin görevi, temel hak ve özgürlükleri korumak ve geliştirmektir. Temel hak ve özgürlükler arasında düşünce ve kanaati açıklama özgürlüğünün önemli bir yeri bulunmaktadır. Bu özgürlüğün kullanılabilmesinin en önemli yollarından birisi de basındır. Geneli ilgilendiren ya da ilgilendirmesi gereken tüm olaylar hakkında, halkı objektif ve gerçekleri yansıtacak biçimde aydınlatmak, çeşitli sorunlar üzerinde kamuoyunu düşünmeye çağıracak tarzda tartışmalar açmak, onu toplumsal ve siyasal oluşumlar üzerinde doğru ve gerçeğe uygun bilgilerle donatmak, yöneticileri eleştirmek, uyarmak ve bu yöntemlerle denetlemek, ayrıca içinde yaşadığı toplumun ve tüm insanlığın sorunları konusunda bireyi bilinçlendirmek durumunda olan basma, bu ödevlerini yerine getirirken ihtiyaç duyacağı bir kısım haklar da tanınmıştır. Bunlar; bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarıdır. Temelini Anayasa’nın 28. vd. maddelerinden alan ve 5187 sayılı Basın Kanun’un 3. maddesinde düzenlenen bu haklar, basın yoluyla işlenen suçlarda, hukuka uygunluk nedenlerini oluşturur. Bilgiyi yayma, eleştirme ve yorumlama haklarının kabulü için, açıklama, eleştiri veya değer yargısı biçimindeki bilginin gerçek ve güncel olması, açıklanmasında kamunun ilgi ve yararının bulunması, açıklanış şekli ile konusu arasında düşünsel bir bağ bulunması, açıklamada “küçültücü” sözlerin kullanılmaması gerekir. … Yargılama konusu haber ve yorum metnindeki eleştiri ve değer yargılarının bir kısmı sert ve çarpıcı bir üslupla dile getirilmiştir. Yerleşmiş yargısal kararlarda da vurgulandığı üzere esasen, eleştirinin sert bir üslûpla gerçekleştirilmesi, kaba olması ve nezaket sınırlarını aşması, eleştirenin amacına, psikolojisine, eğitim ve kültür düzeyine bağlı bir olgudur. Ancak kabul edilmelidir ki, basın özgürlüğü, belli ölçülerde abartmayı, hatta .’kışkırtmaya başvurmayı da içerir. Gazetecilerin yazılarında kullandıkları deyimler “polemik” niteliğinde olsa da, nesnel bir açıklamayla desteklendiğinde, bu ifadeler asılsız kişisel saldırı olarak görülemez.” şeklindeki açıklamalar dikkate alındığında, tekzibe konu haberin niteliği itibariyle basın özgürlüğü kapsamında kaldığı, bunun yanı sıra, tekzip metninin yayınlanması için … Noterliğince … Gazetesi ve … Gazetesi sorumlu müdürü …’a gönderilen tebligatın, niçin daimi çalışana tebliğ edildiği, muhatap adreste bulunamamış ise hangi sebepten dolayı adreste bulunamadığının tebligatta belirtilmediği, tebligatın bu haliyle 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 17 ve 20. maddelerine aykırı ve usulsüz olduğu. … Gazetesi’nin 27/05/2014 tarihli nüshası ile … ve … gazetelerinin web sitelerine ilişkin yazıların dosya kapsamında bulunmadığı gözetilmeden, itirazın bu yönlerden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 74. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 268/3-a maddesinde yer alan ” Sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliğinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe; son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe; ağır ceza mahkemesinin bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine; ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, en yakın ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir.” hükmü ile 6545 sayılı Kanun’un 48. maddesi ile değişik 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 10/1. maddesinde yer alan ” Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, yürütülen soruşturmalarda hâkim tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri yapmak ve bunlara karşı yapılan itirazları incelemek amacıyla sulh ceza hâkimliği kurulmuştur.” şeklindeki düzenlemeler gereğince mercii kararının verildiği tarihte … Sulh Ceza Mahkemesinin kaldırılarak ve Sulh Ceza Hakimliklerinin kurulduğu dikkate alındığında, mercii … Asliye Ceza Mahkemesince itiraz incelemesinin yapıldığı tarihte görevsiz olduğu gözetilmeksizin, görevsizlik kararı verilerek dosyanın itiraz incelemesi yapılmak üzere yetkili ve görevli itiraz merciine gönderilmesinin gerekip gerekmediği hususunun kanun yararına bozma konusu yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın … Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.