Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/17099 E. 2016/6490 K. 12.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17099
KARAR NO : 2016/6490
KARAR TARİHİ : 12.04.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 2926 sayılı Kanun kapsamındaki tescilinin 01/03/1998 tarihinden itibaren yapılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 1998/2. dönemine ait … Tarım Ürünleri Ltd. Şti. Tarafından yapılan kesintinin kendisine ait olduğununve Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacı tarafından ibraz edilen müstahsil makbuzlarının davacıya ait olduğu ve buna göre davacının 2926 Sayılı Kanun Kapsamındaki tescilinin 01/03/1998 tarihinden itibaren yapılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, Bağ-Kur’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasanın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde de, tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Öte yandan,HMK’nun 297. maddesi uyarınca taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde karar yerinde gösterilmesi gereklidir. Bunun yanında hakim somut olayın özelliğine göre infazda duraksamaya yer bırakmayacak biçimde karar yazmak durumundadır.

Somut olayda, davacı davalı Kurumca 01/10/2008 tarihi itibariyle Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edilmiş olup, prim kesintileri bulunması nedeniyle 01/03/1998 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun kabulüne karar verilmesi doğrudur ancak infazda tereddüt yaratacak biçimde sigortalılığın sona erdiği tarihin hükümde gösterilmeden ve 1998 yılından sonra ürün teslimi ve prim kesintisi olup olmadığı araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, 1998 yılından sonra ürün teslimi ve prim kesintisi bulunup bulunmadığını araştırmak, bulunmaması halinde davacının 01/03/1998-31/12/1998 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar vermek, bulunması halinde ise, yukarıda anlatılan ilkeler ışığında ve infazda tereddüte yer vermeyecek şekilde davacının Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu süreleri tespit etmekten ibarettir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.