Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/12855 E. 2016/7300 K. 25.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12855
KARAR NO : 2016/7300
KARAR TARİHİ : 25.04.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının davalı şirket aleyhine Kayseri 3. İş Mahkmesinin 2013/543 esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası açtığı ,yargılama sırasında bozma sonrası aldırılan 04/06/2014 tarihli bilirkişi raporuna göre davacı …’ın 20.834,67 TL maluliyet alacağının olduğunun tespit edildiği ve Kayseri 3. İş Mahkemesinin 2013/543 esas 2014/326 karar sayılı ilamı ile 12.840.27 TL maddi ve 10.000.00TL manevi tazminata hükmedildiği ,davacının 7.994.40 TL maddi tazminat alacağının bulunduğunu ileri sürerek bu tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile 7.994.40 tl maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı sırasında iş kazasına maruz kalması nedeniyle % 16 oranında sürekli iş göremezliğinin tespit edildiği, Kayseri 3. İş Mahkemesi’ nin 2013/543 esas,2014/326 karar sayılı dosyasında ,davacı … tarafından ,davalı Almer Turizm Tic ve San A.Ş. aleyhine 08/10/2010 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle 500 TL maddi ,150.000.00TL manevi tazminat talep ettiği ve ıslahla maddi tazminat talebini 12,840,47 TL olarak artırdığı ,mahkemece 12.840.47 TL maddi ve 10.000.00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği ,kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizce özetle sürekli iş göremezlik derecesinin %16 olduğunun ve 25/11/2013 tarihinde kontrol muayenesinin yazılı olduğu,ancak mahkemece kontrol kaydının sonucu araştırılmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği ,mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılama neticesinde yeniden aldırılan 04/06/2014 tarihli bilirkişi raporunda asgari ücret değişikliği gözetilerek yapılan hesaplama neticesinde davacının maluliyet tazminatının 20.834.67 TL olarak hesap edildiği ,mahkemece netice olarak 12.840.47 TL maddi ve 10.000.00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verildiği, anlaşılmıştır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda “usuli kazanılmış hak” kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin yada tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).
Kazanılmış haklar Hukuk Devleti kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasanın 2.maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır:
Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usuli kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır.
Somut olayda,davacının Kayseri 3. İş Mahkemesinin 2013/543esas,2014/326 karar sayılı ilamında hükmedilen 12.840.67 TL maddi tazminata ilişkin temyizi bulunmadığı ve bu miktarın davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu dikkate alınması gerekirken,yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 25/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.