Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2016/5018 E. 2016/9924 K. 21.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5018
KARAR NO : 2016/9924
KARAR TARİHİ : 21.06.2016

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

Dava dilekçesinde, 1994 doğumlu …ve 2003 doğumlu …ile davalı … arasındaki soybağının reddi istenilmiş, mahkemece, davanın kabulüne, davacılar ile davalı … arasındaki soybağının reddine karar verilmiş, bu karar temyiz edilmemiş; tavzih talebinin kabulü ile hükmün tavzihine ilişkin 20.07.2015 tarihli tavzih kararı davacılar vekili tarafından vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece, soybağının reddi davasının kabulüne, davacılar ile davalı … arasındaki soybağının reddine karar verilmiş, davacıların davada kendilerini vekille temsil ettirmiş olmaları sebebiyle davacılar yararına maktu vekalet ücreti tayin edilmiş, davalının tavzih talebi üzerine, bu talebinin kabulü ile hükmün tavzihine karar verilmiş, hükümde yer alan ve davacılar lehine hükmedilmiş bulunan vekalet ücreti, tavzih kararı ile kaldırılmıştır.
Hükmün tavzihini düzenleyen Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 305. maddesine göre; “Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.” şeklindeki yasal düzenlemeye göre, hükmün tavzihinin istenebilmesi için verilen hükmün, yeterince açık olmaması, icra işlemleri sırasında uygulanması açısından tereddüt uyandırıyor olması ve hükmün içinde birbirine aykırı fıkralar bulunması gerekmektedir. Eğer böyle bir hal söz konusu ise, taraflardan her biri hükmün tavzihini isteyebilir ve mahkeme kararında açık olmayan veya çelişkili bulunan yönler; ancak, hükmün aslına uygun olarak tavzih edilebilir. Ancak tavzih yolu ile hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar sınırlandırılamaz,

karar değiştirilemez veya genişletilemez. Buna göre, mahkemenin asıl kararında, davacı vekili yararına hükmedilen vekalet ücretinin tavzih yoluyla kaldırılması, açıklanan mevzuata aykırı olup tavzih isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.