Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/12492 E. 2016/7078 K. 21.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12492
KARAR NO : 2016/7078
KARAR TARİHİ : 21.04.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, yaşlılık aylığının eksik hesaplanması nedeniyle doğru bir şekilde basamak karşılığı maaş miktarı esas alınarak hesaplanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, yaşlılık aylığının eksik hesaplanması nedeniyle, doğru bir şekilde basamak karşılığı maaş miktarı esas alınarak hesaplanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile, hükümde yazılı şekilde karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 20.03.1964 doğumlu olan davacının 1.6.1995 tarihinde basamak satın aldığı, 01.04.2013 tarihinde hizmet birleştirilmesi yapılarak 20. basamak üzerinden yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın yasal dayanağı 4447 sayılı Kanun ile 1479 sayılı Kanun’a eklenen geçici 11. maddesidir. 1479 sayılı Kanun’un geçici 11. maddesinde; 01.01.2000 tarihinden önce sigortalı olup da 01.01.2000 tarihinden sonra sigortalılığı devam eden sigortalılara bağlanacak yaşlılık aylığının koşulları düzenlenmiştir. Adı geçen geçici 11. maddede “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlara bağlanacak yaşlılık aylığı;
a) Sigortalının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, bu kanunun yürürlük tarihinden önce bulunduğu gelir basamağının aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir tablosundaki değer üzerinden, bu kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarı ile,

b) Sigortalının, bu kanunun yürürlük tarihi ile aylık başlangıç tarihi arasında aylar itibariyle prim ödediği gelir basamaklarının bu basamaklardaki prim ödeme süreleri de dikkate alınarak, aylık başlangıç tarihinde yürürlükte bulunan gelir basamakları üzerinden hesaplanacak ağırlıklı ortalamasının, aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınmak suretiyle bu kanunun 36. maddesinin 2. fıkrasına göre bulunacak aylık bağlama oranı üzerinden hesaplanan aylığın, bu kanunun yürürlük tarihinden sonra geçen sigortalılık süresinin toplam sigortalılık süresine orantılı olarak hesaplanan tutarın toplamıdır. Bu şekilde hesaplanan aylık, bu kanunun 36. maddesinin 3. fıkrasına göre artırılır. 2. fıkraya göre bağlanacak aylık, sigortalının aylık başlangıç tarihindeki toplam sigortalılık süresi esas alınarak, bu kanunun yürürlük tarihinden önce bulunduğu gelir basamağı üzerinden bu kanunun yürürlük tarihinden önceki hükümlere göre hesaplanan aylığının, bu kanunun yürürlük tarihi ile aylık başlangıç tarihi arasında geçen takvim yılları için, her yılın Aralık ayına göre Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan en son temel yıllı kentsel yerler tüketici fiyatları endeksindeki değişim oranı kadar artırılmış tutarından az olamaz.” hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda,davacının yaşlılık aylığında oluşan farkın nereden kaynaklandığı netleştirilmemiştir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile Kurumca yapılan hesaplamada kullanılan verilerden hangilerinin farklı olduğu, hesaplama sonucu neden farklı sonuçlar elde edildiği, Kurumun yaptığı hangi işlemin hatalı olduğu hükme esas alınan bilirkişi raporundan anlaşılamamaktadır.
Buna göre, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu ile hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; Kurumdan davacının yaşlılık aylığı hesaplamasına ilişkin tüm evrakların getirtilmesi ve Kurum işleminin irdelenmesiyle, Kurum işleminde hata bulunup bulunmadığı, var ise hatanın nereden kaynaklandığı açıkça izah edilecek denetime elverişli yeni bilirkişi raporu alarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu dikkate alınarak karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi