Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/14851 E. 2016/6608 K. 14.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14851
KARAR NO : 2016/6608
KARAR TARİHİ : 14.04.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, prim ödenmemiş … hizmet birleştirmesine zorlanamayacağının tespitine, tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren 1479 sayılı yasa kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığınına, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava, davacının primleri ödenmeyen 1479 sayılı yasa kapsamında hizmetlerinin yaşlılık aylığı hesabında dikkate alınmayarak, sadece SSK, Askerlik Borçlanması ve primleri ödenmiş olan 1479 sayılı yasa kapsamındaki hizmetlerinin dikkate alınarak yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile hükümde yazılı şekilde 1.1.2015 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık davacının vergi kaydına istinaden 14.3.2007 tarihinde tekrar başlayan sigortalılık döneminde prim borcu bulunması nedeniyle, bu dönemin yaşlılık aylığında dikkate alınıp alınmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 1.4.1981-25.5.1981 tarihleri arasında 49 gün SSK’lı hizmetinin bulunduğu, davacının 1479 sayılı yasa kapsamında vergi kaydına istinaden Kurum tarafından 4.8.1986 tarihinden itibaren sigortalı kabul edildiği ve 4.2.2002 tarihinde terkinin verildiği, vergi kaydının tekrar başlaması nedeniyle 14.3.2007 tarihinde tekrar girişinin yapılıp ve sigortalılığının devam ettiği, 4.12.2014 tarihli tahsis talebinin prim borcu bulunması sebebiyle reddedildiği anlaşılmaktadır,
Somut olayda mahkemece davacının hizmet birleştirilmesine zorlanamayacağı gerekçesiyle 14.03.2007 tarihinden sonraki hizmetlerinin dikkate alınmaycağına dair verilen karar hatalı olmuştur. Davacının hizmet birleştirilmemesi talebi farklı sigortalılık kapsamında mümkün olup (SSK-Tarım Bağ-Kur, Esnaf Bağ-Kur), Esnaf Bağ-Kur kapsamındaki sigortalılığının bu gerekçeyle bölünmesi mümkün değildir.
Ancak, 5510 sayılı yasanın Geçici 63. Maddesi kapsamında davacının prim ödemeleri dikkate alınarak sigortalılığının durdurulması mümkün olabilmektedir. 6645 sayılı Kanunun 56. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’ya eklenen ve 23.4.2015 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 63. maddesi uyarınca 30.04.2015 tarihi itibari ile Bağ-Kur veya tarım Bağ-Kur sigortalılığı kapsamında 12 ay ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu olanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını 31.07.2015 tarihine kadar ödememeleri veya yapılandırmamaları halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların ise daha önce ödedikleri primin tam olarak karşıladığı ay sonu itibariyle, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibariyle sigortalılığı durdurulur.
O halde mahkemece yapılacak iş, 6645 sayılı Kanunun 56. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’ya eklenen ve 23.4.2015 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 63. maddesi uyarınca davacının esnaf Bağ-Kur sigortalısı kabul edildiği sürelerde yaptığı prim ödemelerinin tam olarak karşıladığı süreler tespit edilerek, o ay sonu itibari ile sigortalılığı durdurmak ve uyuşmazlık konusu süreler için geçici 63. maddenin uygulama koşullarını değerlendirdikten sonra, yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığına karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.