Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/1104 E. 2016/6554 K. 12.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1104
KARAR NO : 2016/6554
KARAR TARİHİ : 12.04.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinin zamanaşımına uğraması nedeniyle iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava;… Börekçisi Gıda San. Tic. A. Ş.’’nin, Kurumun 6183 sayılı Kanun’a göre, 21/10/2009 tarih 13688507 sayı 2005/1344 numaralı takip dosyasında takip edilen prim borcunun tahsili amacıyla davacı adına çıkarılan ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının borç dönemlerinde yönetim kurulu üyesi ve yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak görev yapması nedeniyle 5510 sayılı Kanun’un 88. maddesi gereğince borçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davaya konu ödeme emrinin 30/10/2009 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 7 günlük hakdüşürücü süre içerisinde açıldığı, davaya konu Kurum alacağının 2004/7 ila 2005/1 dönemlerini kapsayan 21/10/2009 tarih 13688507 sayı 2005/1344 numaralı takip dosyasında takip edilen prim borcuna ilişkin olduğu, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre davacının dava dışı borçlu şirketin 26/12/2001 tarihli olağan genel kurul toplantısıyla yönetim kurulu üyesi olarak görevlendirildiği, 29/12/2001 tarih yönetim kurulu kararıyla da Yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak görevlendirildiği, davacının 04/10/2005 tarih 2005/4 karar sayılı yönetim kurulu toplantısına kadar Yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevinin devam ettiği, ancak temsil ve ilzam yetkisinin münferiden yönetim kurul başkanına verildiği, davacının temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı ise 506 sayılı Kanunun 80, 5510 sayılı Kanunun 88 ve 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesi olup, davadaki sorunun bu maddeler ile birlikte değerlendirilerek çözüme kavuşturulması gerektiği ortadadır.
5510 sayılı Kanun’un yürürlük süresiyle ilgili 108/1-c maddesinde, Kanun’un 88. maddesinin 01/07/2008 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir.
Davanın yasal dayanığını oluşturan 506 sayılı Kanunun 80/12. maddesinde sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici ve yetkililerinin kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu
olacakları, 5510 sayılı Kanunun 88/20. maddesinde de Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcilerinin Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları bildirilmiştir.
5510 sayılı Kanunun 88/20. maddesi 506 sayılı Kanunun 80/12. maddesinden farklı olarak, tüzelkişiliği haiz işverenlerin üst düzeydeki yönetici ve yetkilileri yanında, şirket yönetim kurulu üyelerini de sorumlu tutmaktadır.
6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesinde asıl borçlu hakkında yapılan yasal takip ve araştırmalar sonucu kamu alacağının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde, yasal temsilcisine ödeme emri çıkarabileceği bildirilmiş ise de; 6183 sayılı Kanun 506 ve 5510 sayılı Kanunlara göre daha genel bir Kanun durumunda olup uygulamada da benimsendiği üzere öncelik özel Kanun hükümlerine tanınacağından, özel kanun niteliğinde olan 506 sayılı Kanunun 80. maddesi ve 5510 sayılı Kanunun 88. maddesi karşısında, borç dönemlerinde 506 sayılı Kanun’un 80. maddesinin yürürlükte olduğu ve somut olaya uygulanması gerektiği, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre davacının dava dışı borçlu şirketin 26/12/2001 tarihli olağan genel kurul toplantısıyla yönetim kurulu üyesi olarak görevlendirildiği, 29/12/2001 tarih yönetim kurulu kararıyla da Yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak görevlendirildiği, davacının 04/10/2005 tarih 2005/4 karar sayılı yönetim kurulu toplantısına kadar Yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevinin devam ettiği, ancak temsil ve ilzam yetkisinin münferiden yönetim kurul başkanına verildiği, davacının temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı nazara alındığında, davacının, Kurumun 6183 sayılı Kanun’a göre, 2004/7 ila 2005/1 dönemlerini kapsayan 21/10/2009 tarih 13688507 sayı 2005/1344 numaralı takip dosyasında takip edilen prim borcundan dava dışı borçlu şirket ile birlikte müştereken ve müteselsilen bir sorumluluğunun bulunmadığı açıktır.
Yapılacak iş; davacının borç dönemlerinde dava dışı şirketin temsil ve ilzam yetkisini haiz üst düzey yöneticisi olmadığı anlaşıldığından, davanın kabulüne karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
12.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.