YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/18260
KARAR NO : 2016/8471
KARAR TARİHİ : 30.05.2016
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki nişan hediyelerinin iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davalının nişanı nedensiz olarak bozduğunu, hediyelerin iade edilmediğini, takılan ziynetlerin ve gelinliğin nişan hediyesi olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 12.000.00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi ile; davacının iddia ettiği kadar hediye verilmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, iki adet 20 gr. altın bilezik bedeli 3.200,00 TL, bir adet takı seti bedeli 500,00 TL, bir adet tek taş yüzük bedeli 200,00 TL, bir adet … marka kol saati bedeli 200,00 TL, bir adet gümüş kolye bedeli 12.50 TL olmak üzere 4.112,50 TL sının dava tarihi olan 04/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HMK nun 266 ve devamı maddeleri gereğince; Çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerekir. Ancak, bilirkişi seçimi yapılırken düşüncesine başvurulacak kişi veya kişilerin özel ve teknik bilgilerinin yeterli olup olmadığı üzerinde durulması gerekir.
Somut olayda; hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişi Yazı İşleri Müdürü olduğundan, uyuşmazlığın doğru olarak tespiti ve çözümlenmesi için gerekli uzmanlığa sahip değildir.
TMK’nın 122.maddesine göre, “Nişanlılık evlenme dışındaki bir sebeple sona ererse, nişanlıların birbirlerine veya ana ve babanın ya da onlar gibi davrananların, diğer nişanlıya vermiş oldukları alışılmışın dışındaki hediyeler, verenler tarafından geri istenebilir.” Nişanın bozulması nedeniyle mutat dışı hediyelerin geri alınmasına ilişkin davalarda kusur aranmaz. Nişanın bozulması halinde alışılmışın dışındaki hediyeler aynen, mevcut değilse mislen geri verilir veya karşılığı sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri istenir. Hediyelerin verildiği ve iade edilmediği hususu her türlü delil ile ispat edilebilir.
Alışılmış (mutat) hediyelerden kasıt; giymekle, kullanmakla eskiyen ve tüketilen eşyalardır. Kural olarak giymekle, kullanılmakla eskiyen ve tüketilen (elbise, ayakkabı vs. gibi) eşyaların iadesine karar verilemez. Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre; nişan yüzüğü dışında kalan tüm altın, takı ve ziynet eşyaları mutat dışı hediye olarak kabul edilmiştir.
Somut olayda; hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda, bir tane 14 ayar yüzüğün ve bir tane … marka kol saatinin alışılmışın dışında olmayan hediye sayıldığı; mahkemece, rapor benimsenerek, bu eşyaların bedeli yönünden davanın reddedildiği anlaşılmaktadır. Anılan eşyalar yerleşik uygulamaya göre alışılmışın dışında olan hediyeler olduğu halde (anılan yüzük nişan yüzüğü değil ise) bu eşyaların bedeli yönünden davanın reddedilmesi de doğru bulunmamıştır.
Mahkemece, uzman olmayan bilirkişinin yanılgılı raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli değildir. Mahkemece yapılacak iş; uzman bilirkişi tarafından anılan ilkelere uygun şekilde rapor düzenlenmesi sağlanarak, varılacak uygun sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.