YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/14089
KARAR NO : 2016/8435
KARAR TARİHİ : 30.05.2016
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki kişisel eşyanın iadesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın görevsizlik nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı …’in 1994 yılında evlendiğini, davacının, davalı … aleyhine … … 17.Aile Mahkemesinin 2012/949 Esas sayılı dosyası ile boşanma davası açtığını, müvekkiline annesi ile birlikte miras yoluyla bir kısım altın, değerli madenler, antika eşyalar ve aile yadigarı eşyalar kaldığını, bu eşyaların davacının kişisel malı niteliğinde olduğunu, davalı …’in ablası davalı … ile birlikte hareket ederek davacının kişisel malı olan bu eşyaları beraberinde götürerek evden ayrıldığını, bu nedenle davacıya ait bu eşyaların (eşyaları tek tek sayarak) müvekkiline aynen iadesine, mümkün olmadığı takdirde şimdilik 100.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davayı kabul etmediklerini, davacının annesine ait eşyaları talep ettiğini, davacı sıfatının bulunmadığını, davanın öncelikle usulden reddini gerektiğini ayrıca davalılardan …’nin davacı ile sıhri hısımlılığının bulunduğunu,… adına Aile Mahkemelerinde dava açılamayacağını, iadesi istenen ziynet eşyalarının miktarını kabul etmediğini, ziynet eşyalarını davacının annesi tarafından özel günlerde davacı …’e hediye olarak verildiğini, antika eşyaların davacının annesinin uhdesinde olduğunu, bu nedenle davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın genel hükümlere göre takip edilmesi gereken alacak davası olduğu, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4787 Sayılı Aile Mahkemeleri’nin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4.maddesinde; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabındaki üçüncü kısım hariç olmak üzere, TMK’nun 118-395 maddelerinden kaynaklanan bütün davalara Aile Mahkemesinde bakılacağı hükme bağlanmıştır.
Dava, kişisel eşyanın iadesine ilişkin olup, alacağın TMK 202. ve devamı maddelerinden kaynaklandığı ve dolayısıyla Aile Hukukuna ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Alacak, Aile Hukukundan doğduğuna göre, açılan bu davanın 4787 sayılı Kanunun 4.maddesi gereğince Aile Mahkemesinde bakılması gerekir. Bu nedenle müstakil Aile Mahkemesi bulunan yerlerde müstakil Aile Mahkemesinde, müstakil Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde ise Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemesinde davanın Aile Mahkemesi sıfatıyla görülüp karara bağlanması gerekmektedir.
Hal böyle olunca mahkemece; davanın Aile Mahkemesi sıfatıyla görülüp sonuçlandırılması gerekirken, bu husus düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.