YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12972
KARAR NO : 2016/8461
KARAR TARİHİ : 30.05.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davacı hakkında kaçak tutanağı düzenlendiğini, davacının kaçak elektrik kullanmadığını, borcun dava dışı Reşit Ata’ya ait olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi ile; kaçak tutanağı içeriğinin doğru olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının kaçak elektrik kullandığından bahisle hakkında tutanak düzenlenmiş ise de, bahse konu kuyunun fiilen davacının kullanımında olmadığı, tarımsal sulama kuyusunu ve arazilerini kiraladığı, kuyunun kiracı tarafından kullanıldığı, davacı hakkında beraat kararı verildiği gerekçesi ile; davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyize konu uyuşmazlık; aboneliğini iptal ettirmeyen kişinin (abonenin), 3.kişinin kaçak elektrik kullanımından dolayı sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Kaçak elektrik kullanımından dolayı kaçak elektrik kullanan kişinin haksız fiil hükümlerinden kaynaklanan sorumluluğu bulunmaktadır. Ancak, bu sorumluluk, abonenin sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini ve sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır. Aboneliğini iptal ettirmeyen ve kendi aboneliği üzerinden üçüncü kişilerin elektrik kullanımına sebebiyet veren abone, üçüncü kişinin kaçak elektrik kullanımından sorumludur. Kaçak elektrik kullanımdan dolayı hem abone hem de fiili kullanıcı müteselsilen sorumlu oldukları için alacaklı, alacağını, sorumluların tamamından isteyebileceği gibi birinden de isteyebilir. (HGK 27.04.2011 Tarih, 2011/19-104 E.; 2011/239 K.)
Somut olayda; davacının, 28/07/2003 tarihinde sözleşme imzalayarak tarımsal sulama abonesi olduğu; 14/01/2009 tarihli ölçü ve ayar raporunda sayaca müdahale edildiğinin belirtildiği, 13/02/2009 tarihli kaçak tutanağının da bu rapora dayanılarak düzenlendiği, kamu davasında da davacının (sanığın ) sulama kuyusunu kiraya verdiği, kiracının sayaca müdahale ettiği gerekçesi ile beraat ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece; abonelik iptal ettirilmedikçe, fiili kullanıcının eyleminden doğan kaçak elektrik bedelinden, davacı abonenin de kullananla birlikte müteselsilen sorumlu olduğu göz önünde bulundurularak; uzman bilirkişi kuruluna, davacının sorumlu olacağı elektrik bedeline ilişkin denetime elverişli rapor hazırlatılarak, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle, davacının menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.