YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4836
KARAR NO : 2016/5856
KARAR TARİHİ : 04.04.2016
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, çalışma gücünün en az 2/3 ‘ünü kaybettiğinin tespitine, talep tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının maluliyetinin tespiti ile kuruma başvuru tarihinden itibaren aylık bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin 05/04/2012 tarihli kararı,Dairemizin 2012/13483 E. sayılı kararı ile, davacının maluliyet aylığının başlangıcını belirlemek , hangi tarihten itibaren malul olduğunu tespit etmek için Adli Tıp Genel Kurulundan rapor almak üzere bozulmuştur. Mahkeme,24/11/2015 tarihli kararla davanın reddine hükmetmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden ,Yüksek Sağlık Kurulu’nun 25/07/2008 tarihli kararında ,Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde davacının çalışma gücünün 2/3 sini kaybetmediğinden malul sayılamayacağının belirtildiği,3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 03/08/2009 tarihli kararı ile Sağlık İşlemleri Tüzüğüne göre E cetveline göre % 82 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının tespit edildiği,Adli Tıp Genel Kurulunun 24/02/2011 tarihli kararında ,davacının Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerinden yararlanarak baltazard formulüne göre %78, E cetveline göre % 82 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının belirlendiği anlaşılmaktadır.Dairemizin, davacının maluliyet aylığının başlangıcının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan yeniden rapor alınması gerektiği yönündeki bozma ilamı neticesi , 15/10/2014 tarihli Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunda ,SS Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre çalışma gücünün en az 2/3 ‘sini kaybettiği,malul sayılması gerektiği,maluliyet başlangıcının 06/08/2007 tarihi olduğu belirtilmiş,28/05/2015 tarihli Adli Tıp Kurumu Genel Kurul raporunda ise davacının Sağlık işlemleri Tüzüğü hükümleri ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre malul sayılamayacağı mütalaası verilmiştir.
Yargıtay’ın bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır.Çünkü,mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak doğmuştur.(09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı)Usuli müktesep hak müessesesi ,Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiş ve geliştirilmiştir.Bazı konuların bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmesi durumunda da usuli kazanılmış hak doğmuş olur.Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün, bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir.Bozma kararına uyan mahkeme,kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez.Yani kesinleşmiş bu kısımlar o kısımlar lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak teşkil eder.Hal böyle olunca, dairemizin 04/11/2013 tarihli bozma ilamının sadece maluliyet başlangıcının tespitine ilişkin olduğu,ilam doğrultusunda inceleme yaparak karar verilmesi ve Adli Tıp Genel Kurulundan bu yönle sınırlı olarak rapor alınması gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözektilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine
04/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.