Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/10457 E. 2016/8464 K. 30.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10457
KARAR NO : 2016/8464
KARAR TARİHİ : 30.05.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, dava dilekçesi ile; mahkeme kararı ile el konulan araçların davacıya ait depoya çekildiğini, 05/12/2012 tarihinde fırtına çıktığını, davalının kullandığı barakaların çatısından düşen malzemelerin, demir aksamların araçların zarar görmesine neden olduğunu; araçlarda meydana gelen hasarlardan yediemin olarak araç maliklerinin sorumlu olduğunu, zarara davalının özensiz olmasının neden olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 36.547.80 TL’nin olay tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi ile; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; davacı tarafından korunan araçların üzerine davalının kullandığı barakaların çatılarından fırtına nedeni ile kopan malzemelerin düştüğü, araçların zarar gördüğü, davalının çatı malzemelerinin sabit durmasını sağlayacak tedbir almadığı, davalı şirketin faaliyeti ile, ortaya çıkan zarar arasında illiyet bağının bulunduğu, davalı şirketin zarardan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.
TBK.’nun 51/1. Maddesine göre; ” Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını gözönüne alarak belirler.”
Zararın kapsamı tayin edilirken, olay gününe ve saatine ait rüzgar ve fırtına bilgilerinin .. istenilmesi, fırtınanın şiddetinin araştırılması, doğa olayının zararın artmasına etkisi olup olmadığının, etkisi var ise derecesinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkemece; anılan konu araştırıldığında, çıkan fırtınanın zararın artmasına neden olduğu sonucuna varıldığı takdirde, bilirkişi tarafından belirlenen tazminat miktarından adalete uygun bir hakkaniyet indirimi yapılması da gereklidir. Bu konuda bir değerlendirme yapılmamış olması doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.