YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5
KARAR NO : 2016/20167
KARAR TARİHİ : 23.06.2016
MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : O Yer Cumhuriyet Savcısı, Sanık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanığın hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına engel kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması karşısında, mahkemesince CMK’nın 231/5. maddesinin tartışılmaması bozma nedeni yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizin de benimsediği 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplum olduğu ve suça konu eserlerle ilgili olarak şikayet bulunmasının da durumu değiştirmeyeceği cihetle; UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylem nedeniyle sanık hakkında … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/09/2011 tarih ve 2010/522 Esas, 2011/378 Karar sayılı kararı ile verilip, daha önceden onanarak kesinleşen Dairemizin 2015/5002 Esas ve 2015/9324 sayılı kararı ile verilen dava dosyasının da mevcut bulunduğunun anlaşılması karşısında;
Anılan dosya incelenerek, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
2-Katılan Meslek Birliğinin şikayetçi olup, hak sahibi olduğunu ispatlaması ve davaya katılmasına karar verilmesi karşısında, eylemin 5728 sayılı Kanun ile değişik 5846 sayılı Kanun’un 71/1 ve 81/13. maddeleri kapsamında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Sanık hakkında tekerrüre esas alınan adli sicil kaydında yazılı …2. Sulh Ceza Mahkemesinin 04.12.2007 tarih ve 2007/1633 Esas, 2007/1593 Karar sayılı kesin nitelikte adli para cezasına dair ilamın 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince tekerrüre esas alınmayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydında bulunan …3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2007 tarih ve 2005/993 Esas, 2007/269 karar sayılı ilamının tekerrüre esas olduğunun gözetilmemesi,
4- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesine göre sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.