Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/4028 E. 2016/8479 K. 30.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4028
KARAR NO : 2016/8479
KARAR TARİHİ : 30.05.2016

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki iştirak nafakasının artırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davalının ortak çocuk için aylık 300.00.- TL iştirak nafakası ödediğini, ihtiyaçların arttığını, nafakanın yetersiz olduğunu ileri sürerek; iştirak nafakasının aylık 600.00.- TL ye yükseltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir . Davacı vekili, daha sonra nafakanın her yıl artması için oran belirlenmesine karar verilmesini de talep etmiştir.
Davalı; cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece; davanın kabulüne, iştirak nafakasının aylık 600.00.- TL’ye yükseltilmesine ve her yıl .. oranında artırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 327/1.maddesinde; çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin anne ve baba tarafından karşılanacağı hükme bağlanmıştır. Aynı yasanın 328/1.maddesi gereğince ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. Küçüğe fiilen bakan ana veya baba, diğerine karşı çocuk adına nafaka davası açabilir.(TMK. nun 329/1. maddesi)
Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de gözönünde bulundurulur. (TMK. nun 330/1. maddesi)
TMK nun 331. maddesine göre; Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.
Somut olayda; küçük ..’nin 03/04/2013 doğumlu olduğu, taraflar arasındaki çekişmeli boşanma davasında verilen kararın 01/07/2015 tarihinde kesinleştiği, anılan davada çocuk için babanın aylık 300.00.- TL iştirak nafakası ödemesine karar verildiği; babanın bankada çalıştığı, 1.800.00.- TL maaş aldığı, baba evinde kaldığı; annenin ise diş hekimliği fakültesinde çalıştığı, 1.000.00.- TL maaş aldığı, 600.00.- TL kira ödediği, aracı olduğu bilgisi edinilmiştir.
Tarafların gerçekleşen ekonomik ve sosyal durumları, nafakanın niteliği, ortak çocuğun yaşı, eğitim durumu, ihtiyaçları, davacının da çocuğun bakım ve eğitim masraflarına katılma yükümlülüğünün bulunduğu gözetildiğinde; takdir edilen nafaka miktarı çoktur. İştirak nafakasının belirlendiği tarihten dava tarihine kadar çok uzun bir süre geçmemiştir; çocuğun ihtiyaçlarında ve babanın gelirinde de fazla bir artış yoktur.
O halde, mahkemece; TMK nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesine uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekirken; taraflar arasındaki dengeyi bozacak miktarda fazla nafakaya hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.