Yargıtay Kararı 22. Ceza Dairesi 2015/9846 E. 2016/2142 K. 22.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9846
KARAR NO : 2016/2142
KARAR TARİHİ : 22.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız Yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, kararın nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
5271 sayılı CMK’nın 42. maddesinin 1. fıkrasında “Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hale getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir” şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün temyizi aşamasında ileri sürülen eski hale getirme istemi hakkında Dairemizce ve öncelikle karar verilmesi gerektiğinden sanık müdafinin 24/08/2011 tarihli dilekçesindeki istemlerinin eski hale getirme ve temyiz talebi niteliğinde olduğu gözetilmeden, Alanya 5. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 25/08/2011 tarihinde verilen kararın kaldırılmasına karar verilerek ve sanığın yokluğunda verilen hükmün, daha önce tebligat yapılmayan adrese 35. maddeye göre tebliğ edilmesi usulsüz olduğundan, eski hale getirme istemi haklı bir nedene dayanan sanık müdafinin eski hale getirme talebi ve temyiz talebinin kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıklar hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu değerlendirilip, sanığa miktar da belirtilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını (1.064 TL) gidermesi durumunda 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verileceğine” ilişkin bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin belirlenmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.