Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/8739 E. 2016/6504 K. 12.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8739
KARAR NO : 2016/6504
KARAR TARİHİ : 12.04.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1976-2006 yılları arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum ve … vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının Katolik Kilisesine bağlı Belen Güzelyayla Köyünde bulunan kilisede 1976-2006 yılı Ocak ayı arasında geçen ve davalıKuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının İtalyan … bünyesinde yer alan … köyündeki kilisede bekçi olarak 01/07/1976-15/01/2006 tarihleri arasında asgari ücretle kesintisiz olarak sürekli hizmet akdine dayalı çalışmasının olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Taraf ehliyeti dava şartlarından olup yargılamanın her safhasında re’sen gözönünde tutulması gerekir.
Hizmet tespiti davalarında, davacının tespitini istediği çalışmanın geçtiği işyerinin sahibi olan gerçek ya da tüzel kişi işverene husumet yöneltilmelidir, işveren dışındaki gerçek ya da tüzel kişilere bu davada husumet yöneltilemez.
Somut olayda, davalılar … ve …’nin kilisedeki din görevlileri olduğunun anlaşılmasına göre bu kişilerin gerçek işveren olup olmadıkları yeterince araştırılmadığı gibi, İtalyan …’nin vakfı olup olmadığı araştırılmadan tüzel kişiliği bulunmayan kilise aleyhine hüküm kurulması hatalı olmuştur.

Yapılacak iş, kilisenin vakfı bulunup bulunmadığını araştırmak, bulunması halinde husumetin vakfa yöneltilmesini sağlamak, gerçek işverenin göstereceği göre delilleri toplamak, davalılar … ve …’nin gerçek işveren olup olmadığını araştırmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, temyiz eden davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalılardan … ile …’e iadesine, 12/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.