Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/6566 E. 2016/6940 K. 19.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6566
KARAR NO : 2016/6940
KARAR TARİHİ : 19.04.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 04/08/1997 tarihinden sonraki Bağ-Kur sigortalılığının iptaline, fazla ödenen primlerinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacının 04.08.1997 tarihinden sonra 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olmadığının tespiti, tahakkuk ettirilen primlerin iptali ve prim borcu olarak alınan paranın iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacının, 04.08.1997 – 29.07.1998 tarihleri arasındaki dönemde … sigortalısı olduğundan bu dönemler arasındaki talebinin reddine, davacının 29.07.1998 tarihinden sonrası dönem için talebinin kabulü ile Bağ-Kur sigortalılığının iptaline dair verilen ilk karar Dairemizin 01.04.2013 Tarih ve 2013/4552 E, 2013/6293 K sayılı kararı ile; mahkemece, şirketin hangi tarih itibariyle tasfiye haline girdiği, mahkeme kararı ile tasfiye edilip edilmediği araştırılmadan sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu, mahkemece şirketin hangi tarih itibariyle tasfiye haline girdiğinin, mahkeme kararı ile tasfiye edilip edilmediğinin araştırılmasından sonra, davacının sigortalılığının, 5510 sayılı Yasa’nın Geçici 17. maddesi gereğince 30.04.2001 tarihi itibariyle durdurulabileceği de gözönünde tutularak toplanan deliller ışığında sonuca gidilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, bozma kararına uyan mahkemece yapılan araştırmalar sonrasında yeniden ilk karar gibi karar verilmiş, ikinci karar da Dairemizin 27.01.2015 Tarih ve 2014/24986 E, 2015/1446 K sayılı bozma kararı ile; davacının limited şirket ortaklığından kaynaklanan Bağ-Kur sigortalılık sürelerini anılan Yasa maddeleri gereğince yeniden değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca davacının prim ödemelerinin 25.01.1993 – 30.04.2001 tarihleri arasını kapsadığı, bu itibarla 5510 sayılı Yasa’nın Geçici 17. maddesi gereğince davacının sigortalılığının 30.04.2001 tarihi itibariyle durdurulabileceğinin de gözönünde tutulması gerektiği belirtilerek bozulmuş ve mahkemece son olarak; davacının 506 Sayılı Kanun’a tabi geçen 04.08.1997 ile 30.04.2001 tarihleri arasında hizmet akdine tabi çalışmalarının iptali ile 01.05.2001 – 27.01.2010 tarihleri arasındaki hizmetlerinin geçerli sayılması gerektiğinin tespitine dair karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 22.07.1993 varide tarihli bildirgeye göre Ltd. Şirket ortağı olduğu için 25.01.1993 tarihi itibari ile re’sen 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak tescil edildiği, 04.08.1997 tarihinden itibaren 2010 yılı başına kadar 506 sayılı Yasa kapsamında aralıksız çalışması bulunduğu, Ordu Defterdarlığı tarafından;… Elektrik San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin, 01.01.1993 tarihinde kurulduğunun, ancak 29.07.1998 tarihinde mükellefiyeti terk ettiğinin bildirildiği, davacının 25.01.1993 tarihinden beri devam eden oda kaydı bulunduğu, Ünye Ticaret Odası’ndan gelen yazıya göre şirketin 04.01.2009 tarihinde tasfiye haline girdiğinin ve tasfiyesinin devam ettiğinin bildirildiği, dosya arasına alınan 22.02.2011 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi’nden; şirketin tasfiyesine 27.03.2009 tarihinde karar verildiği, bu kararın 10-17 ve 24 nisan 2009 tarihlerinde ticaret sicili gazetesinde yayımlandığı, 04.02.2011 tarihli karar ile de şirket tasfiyesinin kapatılmasına karar verildiği anlaşılmış, Sanayi ve Ticaret Odası tarafından da şirketin 02.04.2009 tarihli karar ile tasfiyeye girdiği, 10.02.2011 tarihli karar ile de odadan kaydının silindiği bildirilmiştir. Ayrıca davalı Kurum tarafından davacının yaptığı prim ödemelerinin 25.01.1993 – 30.04.2001 tarihleri arasını kapsadığı ve 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının 30.04.2001 tarihi itibari ile durdurulduğu bildirilmiştir.
Somut olayda; mahkemece verilen ilk iki kararda davacının ortağı olduğu şirketin 29.07.1998 tarihinde faaliyetini terk ettiği gerekçesi ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur. Zira; davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasa’nın 3165 sayılı Yasa ile değişik 25. maddesinin ( d ) bendinde; “Şirketlerle ilgisi kalmayanların, çalışmalarına son verdikleri veya ilgilerinin kesildiği ”, ( e ) bendinde ise; “ İflasına karar verilmiş olan tasfiye halindeki özel işletmeler ile şirket ortaklarının özel işletmenin veya şirketin mahkemece tasfiyesine karar verildiği tarihten itibaren sigortalılıkları sona erer. ” düzenlemesi yer almaktadır.
Mahkemece verilen son kararda ise; davacının 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaları ile ilgili hüküm kurulmuştur. Oysa davacının talebi 04.08.1997 tarihinden sonraki 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının iptali ve prim borcu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Bu itibarla mahkemece yapılacak iş; davacının 25.01.1993 – 30.04.2001 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğuna karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden taraflardan davacıya iadesine, 19.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.