Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/13937 E. 2016/6644 K. 14.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13937
KARAR NO : 2016/6644
KARAR TARİHİ : 14.04.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı Kuruma yapmış olduğu doğum borçlanmasının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının her çocuk için ayrı ayrı 2 yıl borçlanabilme hakkı bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davacının 3. çocuğun doğumundan itibaren 2 yıllık süreyle borçlanma hakkı bulunduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 1986/2. dönemde 23 gün 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığının bulunduğu, 01/12/1991, 01/01/1993, 01/01/1994 tarihlerinde doğum yaptığı ve çocuklarının sağ olduğu, 05/11/2013 tarihli doğum borçlanması talebine göre 01/12/1991-01/12/1993 tarihleri arasındaki 720 gün ve 01/01/1994-01/01/1996 tarihleri arasındaki 720 gün olmak üzere toplam 1440 günlük süreyi borçlanarak bedelini ödediği, 06/11/2014 tarihli dilekçesi ile değişen mevzuat doğrultusunda 3. çocuğu için de borçlanma talebinde bulunduğu, Kurum tarafından verilen cevapta borçlanmış olduğu 01/01/1994-01/01/1996 ve 01/12/1991-01/12/1993 tarihleri arasında geçen 1440 günlük süreler dışında 3. doğumu da borçlanabilmesi için 01/01/1994-01/01/1996 tarihleri 3. doğum ile çakıştığından öncelikle 01/01/1994-01/01/1996 tarihleri için ödemiş olduğu 7.845,12 TL’yi iade alması gerektiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Davacının doğum borçlanmasını yaptığı tarihte yürürlükte bulunan 5510 sayılı Yasanın 41. maddesinin 17/04/2008 tarih ve 5754 sayılı Kanunun 67. madddesi ile değişik (a) bendinde “Bu Kanuna göre sigortalı sayılanların kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalı kadının, iki defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla hizmet akdine istinaden işyerinde çalışmaması ve çocuğunun yaşaması şartıyla talepte bulunulan süreleri kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın % 32’si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır.” hükmü bulunmaktaydı.
Söz konusu hüküm 10/09/2014 tarih ve 6552 sayılı Yasanın 43. maddesi ile yeniden düzenlenmiş olup “Bu Kanuna göre sigortalı sayılanların Kanunları gereği verilen ücretsiz doğum ya da analık izni süreleri ile 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentleri kapsamındaki sigortalı kadının, üç defaya mahsus olmak üzere doğum tarihinden sonra iki yıllık süreyi geçmemek kaydıyla borçlanılacak sürelerde uzun vadeli sigorta kolları açısından sigortalı sayılmaması ve çocuğunun yaşaması şartlarıyla talepte bulunulan süreleri kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın % 32’si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır.” hükmü getirilmiştir.
Somut olayda; yukarıda bahsi geçen yasal mevzuat değişikliği sonrasında davacının 3 çocuğu için doğum borçlanması yapma hakkının bulunduğu ancak çocuklarının doğum tarihleri arasında kalan sürelerin 2 yıldan daha kısa olduğu anlaşıldığından borçlanma yapabileceği süreler yönünden ortaya çıkan çakışma süreleri de dikkate alınarak davacının 01/12/1991-31/12/1992, 01/01/1993-31/12/1993, 01/01/1994-01/01/1996 tarihleri arasındaki süreler yönünden borçlanma yapabileceği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, mevzuat değişikliği kapsamında davacının 3 çocuğu için doğum borçlanması yapabilme hakkı bulunmasına rağmen çakışma süreleri de dikkate alınarak davacının 01/12/1991-31/12/1992, 01/01/1993-31/12/1993, 01/01/1994-01/01/1996 tarihleri arasındaki süreler yönünden borçlanma yapabileceği ve daha önce 01/12/1991-01/12/1993 ve 01/01/1994-01/01/1996 tarihleri arasındaki süreyi borçlandığı anlaşıldığından davacının borçlanma kapsamı dışında kalan 01/12/1993-31/12/1993 tarihleri arasındaki 30 günlük süreyi Kurum tarafından herhangi bir prim iadesi işlemi yapılmadan borçlanabilceğinin tespitine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.