Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2016/5397 E. 2016/5894 K. 04.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5397
KARAR NO : 2016/5894
KARAR TARİHİ : 04.04.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işverene ait işyerinde 01.10.1997-01.07.2000 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün Feri Müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 01/10/1997-10/06/2007 tarihleri arası eksik bildirilen sürelerin tespiti istemine ilişkindir.
Dairemizin, 09/09/2013 tarih ve2012/9243 E. 2013/15450 K. Sayılı bozma kararı üzerine, mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 01/01/1998-01/07/2000 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve inceleme sonucu varılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/8. maddeleri gereği bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır.Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilmeyen sigortalılar, çalışmalarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse bu çalışmaların Kurumca dikkate alınacağı belirtilmiştir. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı, kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de, çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı adına 01/07/2000-10/06/2007 tarihleri arası çalışmaların tamamının Kuruma bildirildiği, 2000-2007 arası dönem bordrolarının getirtildiği, tanıklardan Emine Toptaş beyanında, davacının 1998 yılında çalışmaya başladığını, 2007 yılında ayrıldığını belirttiği, davalı işverenin kızları olan ve tanık olarak dinlenen şahıslar beyanlarında, davacının 2000 yılında çalışmaya başladığını, fiili çalışmayı doğrulayan tanık Emine’nin ise 1997 yılında çalışmaya başladığını belirttikleri, diğer tanıkların ise net bilgilerinin bulunmadığı, 1997-2000 yılları arası dönem bordrolarının getirtilmediği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, mahkemece bozma kararına uyulmuş ise de, bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Çünkü 1998-2000 arası dönem bordrolarının getirtilmediği, bordro tanıklarının resen tespit edilip dinlenmediği, öte yandan tanık beyanları arasında oluşan çelişkilerin giderilmediği görülmektedir. Her ne kadar davalı işverenin tanık olarak dinlenen kızları beyanlarında, fiili çalışmayı doğrulayan tanık… 1997-2000 arası işyerinde çalışan birisi olduğunu belirtmişler ise de, bu tanığın 1988-2000 arası bildirimi bulunup bulunmadığı anlaşılamamaktadır. Öte yandan hizmet tespiti davaları kamu düzeniyle ilgili olup, çalışma olgusunun resen araştırılması gerekmektedir. Tüm bu hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; öncelikle hüküm altına alınan 01/01/1998-01/07/2000 tarihleri arası dönem bordrolarını getirtmek, fiili çalışmayı doğrulayan tanık Emine Toptaş isimli şahsın bu tarihler arası bildirimi bulunup bulunmadığını belirlemek, eğer 1998-2000 arası bildirim yoksa, 1998-2000 arasını kapsayacak şekilde bordro tanıklarını resen tespit edip beyanlarını almak, gerekirse Kurum, vergi idaresi, belediye ve emniyet müdürlüğü gibi kamu kurumları aracılığıyla tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurmak ve davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.