YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2885
KARAR NO : 2016/6080
KARAR TARİHİ : 06.04.2016
MAHKEMESİ : Manavgat İş Mahkemesi
Davacı Kurum, yersiz olarak ödenen 29.724.52.TL. yetim aylığının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davalının eşinden muvazaalı şekilde boşanıp babasından yetim aylığı almak sureti ile davacı Kurumu uğrattığı zararın şimdilik 29.724,52 TL’nin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının boşandığı eşi ile birlikte yaşamadığı tespit edildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de, varılan sonuç eksik incelemeye dayalıdır.
Davanın, yasal dayanağı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 56’ncı maddesinin ikinci fıkrasıdır. Fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96’ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiştir. Anılan madde 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 5510 sayılı Yasanın 56 maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne yapılan 2009/86 Esas numaralı başvurunun, 28.04.2011 tarihinde verilen karar ile reddedilmiştir.
Dosyadaki belgelerden; davalının eski eşi Halis Topuz’dan 27.10.1993 tarihinde boşandığı ve … 26.01.1994 tarihinde Alman uyruklu bir kişi ile evlendiği ve bu esnada tarafların tarafların boşanma sonrası 16.05.1997 tarihinde müşterek çocuklarının olduğu, Kurumun 22.03.2012 tarihli raporu doığrultusunda davalının 30.05.1994 tarihinden ölen babasından ötürü 01.12.2007 tarihinden itibaren aldığı maaşı kesilmiş ve 19.10.2008-18.10.2012 tarihleri arasında ödenen aylıklar davalı adına borç kaydedilmiş, davalının oturduğu apartman yöneticisi aynı zamanda tutanak tanığı dinlenmiş ancak tutanak tanığının SGK memurlarına verdiği imzalı beyanı dosya arasına alınmadığı, tanık beyanlarından davalının eski eşinin Almanya’da yaşadığı ve ara sıra Türkiye’ye geldiği anlaşılmış olup eski eşin yurda giriş çıkış tarihlerini gösterir kayıtların emniyetten alınmadığı anlaşılmıştır.
Somut olayda; 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 56.maddesinin ikinci fıkrasına dayalı açılan bu tür davalarda, eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir.
Mahkemece yapılacak iş, Kurumun raporuna esas teşkil eden tutanak tanığı … Kurum memurlarına verdiği imzalı beyanını içeren tutanak dosya arasına alınmalı ve mahkemeye verdiği beyanı ile örtüşüp örtüşmediği tespit edilmeli, beyanında değişiklik olması halinde, beyanını değiştirmesine haklı bir nedeninin olup olmadığı üzerinde durulmalı ve araştırmaya konu adreste zabıta araştırması yapılmalı ve giderek davalının eski eşi … emniyetten polnet kayıtları getirtilerek Türkiye’de kaldığı süreler ile Türkiye’ye geldiği zaman nerde kaldığı hususları açıkca tespit edilkten sonra sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.