YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15077
KARAR NO : 2016/7433
KARAR TARİHİ : 10.05.2016
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki ziynet eşyası alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 10/05/2016 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. … geldi. Karşı taraf davacı vekili Av. geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının 21/12/2013 tarihinde evlendiklerini, düğünlerinde davacıya 7 adet 25 gramlık 22 ayar bilezik(burma), 23 adet adet çeyrek altın ve 6 adet yarım altın takıldığını, nikahın ertesi günü tarafların, davalının …’da yaşıyor olması nedeni ile oradaki eve gittiklerini, burada 10 gün bir arada kaldıktan sonra müvekkilinin tayin işlemleri için tekrar …’ye döndüğünü, tarafların birlikte kaldığı sürede davalının borsada yatırım yapmak üzere müvekkilinin altınlarını aldığını ve kendisine ait banka hesabına yatırdığını, davalının … 6. Aile Mahkemesinin 2014/20 E sayılı dosyası ile boşanma davası açtığını ve bu davanın derdest olduğunu ileri sürerek ziynet eşyaların öncelikle aynen iadesini, olmadığı takdirde bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 11.06.2015 tarihli dilekçesi ile talebini 21.609,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının altınların miktarını ispat etmesi gerektiğini, altınların davacıdan alındığını kabul etmediklerini, tarafların aralarında geçen mesaj kayıtlarında belirtilen altınların dava konusu altınlar olmadığını, dava dilekçesinde detayı verilen altın miktarı ile mesajda bahsi geçen altın bedeli arasında büyük bir fark olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile, her biri 15 gram olan 7 adet 22 ayar bilezik, (gram fiyatı 84,00 TL) toplam değeri 8.820,00 TL, 23 adet çeyrek altın 22 ayar, tanesi 147,00 TL’den toplam 3381,00 TL, 6 adet yarım altın, 22 ayar toplam 3528,00 TL ziynet eşyasının davalıdan aynen alınarak davacıya verilmesine, aynen ifası mümkün olmadığı takdirde toplam değeri olan 15.729,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
6100 sayılı HMK’nun 326/1. maddesinde; (1) “Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
(2)Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.”
Aynı yasanın 332/1. maddesine göre; “yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedilir” ve 323/ğ.maddesine göre ise; “vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti” yargılama giderleri kapsamındadır.
Davacı taraf ıslahla talebini 21.609,00 TL’ye çıkarmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilerek hükümde belirtilen ziynet eşyasının davalıdan aynen alınarak davacıya verilmesine, aynen ifası mümkün olmadığı takdirde toplam değeri olan 15.729,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Dava 15.729,00TL üzerinden kabul edildiğine göre 5.880TL üzerinden reddi gerekirken davanın tamamen kabul edilmesi doğru görülmemiştir.
O halde mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması gözönüne alınarak, …nun 332.maddesi gereğince re’sen, tarafların haklılık oranına göre yargılama giderlerine hükmedilmesi ve kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, bu husus dikkate alınmadan hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, doğru değil ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün fıkrasının 2. bendinin hükümden çıkarılarak, yerine “Davacının peşin harç olarak yatırdığı 170,80 TL ile ıslah harcı olarak yatırdığı 198,26 TL olmak üzere TOPLAM: 369,06 TL nispi harçtan kabul ve red oranı (tarafların haklılık oranı) dikkate alınarak 268,64 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin yazılmasına, 3. bendinin hükümden çıkarılarak yerine “Alınması gerekli 1074,44 TL karar harcından peşin alınan 369.06 TL harcın mahsubu ile 513.43 TL karar harcının davalıdan tahsili ile haziyeneye irat kaydına” ibaresinin yazılmasına, 4. bendinin hükümden çıkarılarak yerine “-Davacının yaptığı 25,20 TL başvuru harcı, 3,80 TL vekalet harcı, 0,6 TL dosya, 301,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, tanık ücreti, bilirkişi ücreti gideri olmak üzere TOPLAM: 330,60 TL yargılama harç ve giderinden kabul ve red oranı dikkate alınarak 240,64 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına” ibaresinin yazılmasına, yine hüküm kısmının 8. bendi olarak ise “davayı vekille takip eden davalı yararına red edilen miktar dikkate alınarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.500 TL vekalet ücreti takdirine, davacıdan alınıp davalıya verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.350 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.05.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.