Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/6955 E. 2016/7421 K. 10.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6955
KARAR NO : 2016/7421
KARAR TARİHİ : 10.05.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(TÜKETİCİ) MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; davalıların fiili kullanıcı…’in mirasçıları olduklarını, ilgili aboneliğe ait su borcunun davalılara tebliğ edilmesine rağmen ödenmediğini, bu nedenle davalılar hakkında icra takibi yapıldığını, davalıların takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz etmeleri neticesinde takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davacı lehine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevap dilekçelerinde; söz konusu su sayacının dava dışı …adına kayıtlı olduğunu, söz konusu dairede anneleri olan murisleri…’in ikamet ettiğini, annelerinin yatalak ve hasta olması da dikkate alındığında tahakkuk ettirildiği kadar su tüketilmesinin mümkün olmadığını, sayaç okuma hatası olabileceğini, yine söz konu aboneliğin adına kayıtlı olduğu dava dışı…’in de vefat ettiğini, çocuğu olmaması nedeniyle her ne kadar mirasçıları olarak kendileri görünseler de mirasın reddi talebinde bulunduklarını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen reddi ile; …İcra Dairesi’nin 2012/6592 E. sayılı dosyası ile davalılar hakkında yapılan takibin davalılar tarafından kabul edilen 150,00 TL’lik kısım dışında kalan miktar yönünden kararın kesinleşmesini takiben iptaline, davalılar tarafından talep edilmediğinden kötüniyet tazminatı ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; su borcunun tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir
HMK.nun 266.maddesi gereğince ancak çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşüne müracaat edilebileceği, hakimin kendisinin sahip bulunmadığı özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişiye başvuracağı, bu nedenle bilirkişinin kendisinden sorulan husus hakkında özel ve teknik bilgiye sahip, başka bir deyişle o konuda uzman olması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla mahkemece teknik konularda mutlaka teknik öğrenim görmüş olan mimar, mühendis, hesap bilirkişisi gibi kişiler bilirkişi olarak seçilmelidir.
Somut olayda; su aboneliğinden kaynaklanan ilamsız icra takibine davalılar tarafından kısmi itirazda bulunulmuş, davacı tarafından da vaki kısmi itirazın iptali davası açılmış olup,mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun makine mühendisi bilirkişiden alındığı anlaşılmaktadır. Söz konusu bilirkişinin su borcundan kaynaklı alacağın hesaplanması konusunda rapor hazırlamaya ehil olmadığı, arifeler Yönetmeliği çerçevesinde herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, raporun hükme esas almaya yeter nitelik ve nicelikte olmadığı anlaşılmaktadır. Eksik ve yetersiz bilinmesi raporu hüküm esas alınamaz.
Hal böyle olunca mahkemece;alanında uzman bilirkişinden rapor alınması, alınacak raporda … Tarifeler Yönetmeliği’ne göre Yargıtay ve taraf denetimine elverişli hesaplama yapılarak davacının icra takibine konu ettiği alacak miktarı yönünden davalılardan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacaklı olduğu miktarın açık bir şekilde belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve su borcundan kaynaklı alacağın hesaplanması konusunda rapor hazırlamaya ehil ve yeterli olmayan bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.