YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13854
KARAR NO : 2016/7772
KARAR TARİHİ : 02.05.2016
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Mart 1996-Kasım 2008 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının davalı işveren nezdinde 1996 yılı 3. ayından itibaren 2008 yılı 11. ayına kadar geçen süre içerisinde Kurum’a eksik olarak bildirilen hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Uyuşmazlık, somut olayda davacının davalı işyerinde kesintisiz ve sürekli olarak geçen fiili çalışmasının eksik olarak bildirilmiş olduğu hususunun ispatı konusunda, Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacıya ait hizmet cetvelinde davacı adına davalı işyerince 01/11/1996-06/06/1997 ve 02/11/1998-04/06/2008 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin kesintili ve eksik olarak toplam 2131 gün Kurum’a bildirilmiş olduğu, 01/03/1998-10/08/1998 tarihleri arasında dava dışı Kağıt Sanayii ünvanlı işyerinde geçen çalışmalarının Kurum’a bildirilmiş olduğu, 1996-2008 yılı arası davalı işyerine ait dönem bordrolarının dosyaya sunulduğu, dosyaya sunulan işe giriş bildirgelerinde yer alan imzaların davacının el ürünü olmadığına dair grafoloji uzmanından alınan 18/12/2012 tarihli rapor ile eksik gün bildirim formları da esas alınmak suretiyle bilirkişi tarafından hazırlanan raporun dosyaya sunulduğu, duruşmalarda aynı zamanda davalı işyerinin ihtilaf konusu dönem çalışanı olan davacı ve davalı tanıklarının dinlenmiş olduğu, davalı işyeri vekilinin ihtilaf konusu dönema ait bir kısım imzalı ücret bordrolarını temyiz dilekçesine ekli olarak sunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda; Mahkemece davacının davalı nezdinde geçen ve Kurum’a eksik olarak bildirilen hizmet sürelerinin tespiti açısından davalı işyerince dosyaya sunulan imzalı ücret bordroları ile imzalı ücretsiz izin formu ile Kurum’dan eksiklik bildirim formlarına ekli surette sunulan puantaj kaydı vb. getirtilmek suretiyle yapılacak yeni değerlendirmeyle birlikte sonuca gidilmesi gerekir.
Yapılacak iş; Kurum’dan dava konusu döneme ilişkin eksik gün bildirim formlarına ekli surette sunulan puantaj kaydı vb. belgeleri getirtmek ve dosyaya sunulan bir kısım imzalı ücret bordroları ve imzalı ücretsiz izin belgeleri davacıyı bağlayacağından davacının imzasını içeren veya imzaların davacıya ait olduğu belirlenen dönemlerde imzalı ücret bordrolarındaki ve ücretsiz izin belgelerindeki süreler kadar, eksik hizmet gün sürelerinin belgelendirilemediği dönemlerde de dosyada dinlenen bordro tanık beyanlarını esas almak suretiyle toplanan tüm delilleri birlikte yeniden değerlendirmek ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum ve davalı işyeri vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davalılardan …’ne iadesine
02.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.