Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/10493 E. 2016/7546 K. 11.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10493
KARAR NO : 2016/7546
KARAR TARİHİ : 11.05.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı dava dilekçesinde; … sulama aboneliğinin bulunduğunu, 134 dönüm araziye pamuk ektiğini, 05/06/2012-06/09/2012 tarihleri arasında sulama yaptığını, bu süre içerisinde davalı elektrik şirketinin gerekli bakım ve onarımı yapmadığından sık sık elektrik kesildiğini, voltaj dalgalanması olduğunu, pamuğun çiçeklenme döneminde yeterli sulama yapamadığı için verim kaybı gerçekleştiğini belirterek fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL’nin zarar tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının faaliyette bulunduğu süre içerisinde uzun süreli elektrik kesintisi yaşanmadığını, diğer kullanıcıların yaptığı başvuru bulunmadığını, davacıya ait ürünlerin hastalık, bakımsızlık ve uygun tarım metodu uygulanmamasından zarara uğradığını, davacının elektrik kesintilerine karşı önlem almadığını, elektrik kullanan abonelerin müvekkilin bilgisi dışında güç artırımında bulunmaları ve bölgedeki kaçak kullanılmasının elektrik kesintilerine neden olabildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; enerji dağıtım sistemiyle ilgili yeterli bakım yapılmamasından davalının % 70, voltaj dalgalanmalarına ve kesintilerine karşı davacının önlem aldığına dair belge sunulmadığından davacının % 30 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin ek dava hakkının saklı tutulmasına karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davada, davacı elektrik kesintisi ve voltaj dalgalanması nedeniyle pamuk ürününde meydana gelen verim kaybı nedeniyle tazminat talep etmiş, mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiştir.
Dava konusu aboneliğin bulunduğu yere ilişkin elektrik kesintisi ve voltaj dalgalanması olup olmadığına yönelik davalı elektrik şirketinden ve …’tan bilgi sorulduğu, davalı şirketin 13/11/2012 ve 21/04/2014 tarihli yazılarında şebekenin ve hava şartlarının getirdiği rutin arızalardan başka bildirimli kesinti yapılmadığı ve voltaj düşüklüğü bulunmadığının belirtildiği, …’ın 10/04/2014 tarihli yazısında belirtilen tarihlerde herhangi bir kesinti ya da voltaj dalgalanmasının olmadığının bildirildiği, arıza dönemlerinde yapılan kesintileri gösteren icmal cetvelinin gönderildiği görülmektedir.
HMK 266.maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.
…nun 281.maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.
Hükme esas alınan elektrik bilirkişi raporunda; somut bulguya dayanılmadan sulama döneminde voltaj dalgalanması ve kesintilerin olabileceği belirtilmiş, davacı tanığı da günde iki defa ikişer saat elektrik kesintisi olduğunu beyan etmiştir. … ve davalı şirket yazıların voltaj dalgalanması olmadığının ve programlı elektrik kesintisi yapılmadığının belirtilmesi karşısında bilirkişi raporu ve tanık beyanına itibar edilmesi doğru görülmemiştir.
O halde, mahkemece; dosyanın önceki bilirkişiler dışında uzman bilirkişi heyetine verilerek … tarafından elektrik kesintilerini gösteren icmal cetvelindeki kesintiler nedeniyle davacıya ait pamuk ürününde zararın oluşup oluşmayacağı yönünden inceleme yapılması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre; delil tespiti dosyasında alınan fen bilirkişi raporuna göre pamuk ekili alanın 133.208,90 m2 tespit edilmesine rağmen ziraat bilirkişi tarafından düzenlenen raporda toplam alanın 140 da alınması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.