Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/725 E. 2016/18888 K. 01.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/725
KARAR NO : 2016/18888
KARAR TARİHİ : 01.06.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 5682 Sayılı Kanuna Aykırılık, 1632 Sayılı Kanuna Aykırılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : İdari Para Cezası, Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü,
1-5682 sayılı Kanuna Aykırılık eylemi nedeniyle sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
14.04.2011 gün ve 27905 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 27. maddesi ile değişik 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 29. maddesi uyarınca mahkemelerince verilen idari yaptırıma ilişkin kararların temyizi kabil olmayıp, itirazı mümkün bulunduğundan ve aynı Kanun’un 27/7.maddesinde kovuşturma konusu fiilin suç değil de kabahat oluşturduğu gerekçesiyle idarî yaptırım kararı verilmesi halinde fiilin suç oluşturmaması nedeniyle verilen beraat kararına karşı kanun yoluna gidildiği takdirde idarî yaptırım kararına karşı itirazın bu kanun yolu merciince inceleneceğinin düzenlendiği, beraat hükmüne yönelik temyizin ise bulunmadığı cihetle, temyiz dilekçesi itiraz mahiyetinde kabul edilerek gereği mahallinde değerlendirilmek üzere dosyanın incelenmeksizin iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2-Sanıklar hakkında belgede sahtecilik ve 1632 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-1632 sayılı Kanun’un 81/1. maddesiyle ”Askerlik çağına girenlerden askerlikten büsbütün veya kısmen kurtulmak kasdile ismini değiştirenler, başkasını kendi yerine tabib muayenesine veya askere gönderenler, başkasının hüviyet cüzdanını veya askeri vesikasını kullananlar, askerlik işlerinde sahte şehadetname veya evrak kullanan yahut her ne suretle olursa olsun hile ve desise yapanlarla kıt’aya veya bir müesseseye intisab ettikten sonra kendisinin yapmağa mecbur olduğu hizmetten büsbütün veya kısmen kurtulmak kasdile hile yapanlar on seneye kadar ağır hapis cezası ile cezalandırılırlar.” şeklinde düzenleme yapılmış olup, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nda askerden kurtulmak için hile yapmak suçu yanında sahtecilik suçundan ayrıca cezaya hükmolunacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması karşısında, sanıkların dava konusu eylemlerini gerçekleştirirken sanık …’in pasaportuna İran Devleti’ne ait damganın sahte olarak basılması fiilinin askerden kurtulmak için hile yapmak suçunun unsuru olarak değerlendirilerek her iki sanık hakkında sadece 1632 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
3-Kabule göre de; suça konu sahte belge üzerindeki damganın gümrük kapısında görevli polisler tarafından giriş işlemlerinin yapıldığı anda fark edildiği gözetilerek aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığı belirlenmeden resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 01/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.