YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/28297
KARAR NO : 2016/14391
KARAR TARİHİ : 29.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre sanık hakkında tekerrüre esas alınan sabıkanın , hapisten çevrili 3000 TL adli para cezası olması sebebiyle kesin nitelikte olmadığı ve tekerrür şartlarının oluştuğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan incelemede;
1- Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Bu açıklamalar ışığında; somut olayda, sanığın müşteki polis memurlarına “ben teröristmiyim, beni götüremezsiniz, bunun hesabını size sorarım” şeklinde tehdit ederek direndiği mahkemece de kabul edilmesi karşısında, belirtilen sözlerin, objektif olarak kişi üzerinde korku ve endişe meydana getirmeye elverişli olmadığı gözetilmeyerek; “bunun hesabını size sorarım, demek suretiyle direnmiştir.” şeklindeki yasal olmayan ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre;
a- Sanığın aynı anda işlediği suçlar nedeniyle; hakaret suçundan alt sınırdan ceza tayin edilmesine, aynı gerekçelerle ve gerekçede alt sınırdan cezalandırma yoluna gidildiği belirtilmesine rağmen, hükümde çelişki oluşturacak şekilde görevi yaptırmamak için direnme suçundan alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi,
b- Sanık hakkında TCK’nın 125. maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı halde ek savunma hakkı tanınmadan aynı Kanun maddesinin üçüncü fıkrası gereğince hüküm kurularak, CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,
c- Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının uygulanması zorunluluğu,
Kanuna aykırı, sanık …’ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine kısmen uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29/06/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.