Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/21042 E. 2016/8500 K. 12.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/21042
KARAR NO : 2016/8500
KARAR TARİHİ : 12.05.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin 30/01/1991 tarihinden itibaren … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının eşinin 30.01.1991 tarihinden itibaren 1479 Sayılı Yasa kapsamında … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddi ile 6552 sayılı Yasanın 64 maddesi gereğince Davalı feri müdahil sıfatında olduğundan davalı yararına vekalet ücreti ve masrafa yer olmadığına karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 326.maddesine göre Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun, 10/9/2014 tarih ve 6552 sayılı kanunun 64. Maddesi ile değişik 7. Maddesinin son fıkrasında “Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma resen ihbar edilir. İhbar üzerine davaya davalı yanında ferî müdahil olarak katılan Kurum, yanında katıldığı taraf başvurmasa dâhi kanun yoluna başvurabilir. Kurum, yargılama sonucu verilecek kararı kesinleştikten sonra uygulamakla yükümlüdür” hükmü yer almaktadır.
Ancak somut olayda dava, 1479 sayılı yasa kapsamında zorunlu … sigortalılığının tespiti talebine ilişkin olup, hizmet akdine tabi çalışma nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılmış değildir. Dosyada taraf teşkilinin Kurum yönüyle davalı olarak sağlanması karşısında Kurumun iş bu davada fer’i müdahil değil davalı sıfatı ile yer aldığı sabittir. Davalı Kurumun davada fer’i müdahilliği söz konusu değildir.
O halde Mahkemece, davanın reddine karar verildiği halde kendisini vekille temsil ettiren davalı Kurum yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti taktir edilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK’nın geçici 3. maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın, vekalet ücretine ilişkin 4 nolu hüküm fıkrasındaki “6552 sayılı Yasanın 64. maddesine göre davalı olarak gösterilen SGK feri müdahil sıfatında olduğundan davalı yararına masraf ve ücreti vekalete bu nedenle yer olmadığına…” cümlesi hükümden çıkartılarak yerine “Kendisini vekille temsil ettiren davalı Kurum lehine 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı … Kurumuna verilmesine” cümlesi yazılmak suretiyle kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.05.2016 gününde oy birliğiyle ile karar verildi.