Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/63 E. 2016/18978 K. 02.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/63
KARAR NO : 2016/18978
KARAR TARİHİ : 02.06.2016

1163 sayılı Kooperatifler Kanununa aykırı davranmak suçundan sanıklar … ve …’nin, anılan Kanun’un ek 2/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 25 gün hapis ve 500,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/05/2015 tarihli ve 2015/12 esas, 2015/406 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/07/2015 tarihli ve 2015/860 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 02/12/2015 gün ve 79291 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/12/2015 gün ve KYB. 2015-399861 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara karşı yapılan itiraz üzerine, mercii tarafından sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının var olup olmadığına ilişkin olarak ceza miktarı, adli sicil kaydı ve somut zarar bulunmamasına ilişkin sınırlı bir inceleme yapılmış ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 tarihli ve 2012/10-534 esas, 2013/15 sayılı kararı ile itiraz merciinin sadece şekli olarak değil, hem maddi olay, hem de hukuki yönden inceleme yapabileceği yönündeki kararı nazara alındığında, itiraz mercii … 3. Ağır Ceza Mahkemesince işin esası hakkında da inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin koşulların var olup olmadığı yönünden değerlendirme yapılarak itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 5. fıkrasında “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder” şeklindeki düzenlemeye göre, hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar, ancak hükmün hukuken varlık kazanması halinde olağan ve olağanüstü yasa yolları denetimine konu olabileceğinden, henüz hukuken varlık kazanmayan hükümdeki hukuka aykırılıkların, kanun yararına bozma yasa yoluyla denetlenmesi olanağı bulunmamaktadır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı yapılan itirazların itiraz merciince incelenmesi sırasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin CMK’nın 231. maddesinin 6. fıkrasında yer alan suça ve sanığa ilişkin objektif uygulama koşullarının var olup olmadığı ile sınırlı olarak değerlendirme yapılması gerekecektir. Aksi halde, yani itiraz merciinin işin esası yönünden iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere göre inceleme yapıp yükletilen suçun sübut bulup bulmadığına ilişkin vereceği kararın CMK’nın 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olacağı gözetildiğinde itiraz mercii Yargıtay’dan daha geniş yetki kullanmış olacaktır. Yine yerel mahkemelerce verilen kararların temyiz edilmesi halinde, Yargıtay tarafından temyiz incelemesi yapılarak verilecek hükme göre kararın kesinleşmesi mümkün iken, açıklanması geri bırakılan hükme yönelik itirazı inceleyen itiraz merciinin suçun sübut bulmadığı gerekçesiyle vereceği kesin nitelikteki beraat kararı temyiz denetiminden geçmeksizin kesinleşebilecektir ki bu hususun kabulü mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle, yerinde görülmeyen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 02/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.