YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2842
KARAR NO : 2016/18860
KARAR TARİHİ : 01.06.2016
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1163 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanık hakkında 2004-2005-2006-2007-2008-2009 yıllarına ait olağan genel kurul toplantılarını yasal süre içerisinde yapmadığından dolayı kamu davası açıldığı, 1163 sayılı Kanun’un 81. maddesi gereğince, 3 yıl üst üste olağan genel kurul toplantısı yapılmaması nedeniyle kooperatif tüzel kişiliği dağılmış olacağından ve sanık sadece 2004-2005-2006 yıllarına ait olağan genel kurul toplantılarını yasal süreleri içerisinde yapmamasında dolayı sorumlu olacağından tebliğnamedeki (1) nolu bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğünün 20.01.2011 tarih 198 sayılı yazı cevabında, kooperatifin en son genel kurul toplantı tarihinin 11.09.2004 olduğunu, genel kurul toplantı tutanağına göre, sanığın 3 yıllığına yönetim kuruluna seçilmesinden dolayı 2004-2005-2006 yıllarına ait olağan genel kurul toplantılarını zamanında yapmamak şeklindeki eylemleri nedeniyle bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işlemesinden dolayı hakkında TCK’nın 43. maddesi gereğince cezasında artırım yapılmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nın 53. maddesinin infaz aşamasında gözetilmesi ve gerekçeli kararda suç tarihinin 01.07.2005-01.07.2006-01.07.2007 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 01.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.