YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5880
KARAR NO : 2016/18556
KARAR TARİHİ : 26.05.2016
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na muhalefet suçundan sanıklar …, … ve …’ın, aynı Kanun’un Ek 2/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52. maddeleri uyarınca 25 gün hapis ve 500 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 05/05/2015 tarihli ve 2014/284 esas, 2015/14 sayılı kararı aleyhine … Bakanlığının 27/03/2016 gün ve 94660652-105-38-264-2016 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/04/2016 gün ve KYB. 2016-132228 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hüküm karşısında, evvelce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanıklar hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, CMK’ nın 231/11. maddesi uyarınca, hakkındaki hüküm ilk şekliyle açıklanacak ve açıklanan bu hükümdeki hukuka aykırılıklar, temyiz veya kanun yararına bozma yoluyla Yargıtay’ca yapılacak inceleme sonucunda giderilebilecektir.
CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca, hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık bakımından ise, yerine getirememe sebebi başta olmak üzere durumu değerlendirilip cezanın bir kısmının infaz edilmemesine, hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine ilişkin yeni bir hüküm kurulabilecektir.
Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükümde kural olarak mahkemece bir değişiklik yapma imkanı bulunmamaktadır. Ancak bu hükmün uygulanması sırasında bazı ayrık durumların gözetilmesi gerekecektir. Şöyle ki;
Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan ve denetim süresi içerisinde yeniden suç işleyen sanığın, CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca hüküm açıklanmadan önce ölmesi durumunda TCK’nın 64. maddesi gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğundan, mahkemenin hükmü açıklamak yerine ölüm nedeniyle davanın düşmesine karar vermesi gerekmektedir.
Bunun gibi, yargılama konusu olan eylemin daha sonraki bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması halinde de, mahkemenin CMK’nın 223/2-a ve 9. madde ve fıkraları uyarınca sanık hakkında derhal beraat kararı vermesi gerekeceğinden, önceki hükmü açıklaması beklenemez.
Yine TCK’nın 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” Hükmü uyarınca daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla; 18 yaşını doldurmuş ve 65 yaşını bitirmemiş olan kişilerin mahkûm oldukları otuz gün ve daha az süreli hapis cezaları ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının anılan maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırım yada tedbirlerden birine çevrilmesinde yasal zorunluluk bulunması nedeniyle bu kapsamdaki kişilerin denetim süresi içerisinde yeniden suç işlemeleri halinde; yasal olarak uygulanması zorunlu olan TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca hükmedilen kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırım yada tedbirlerden birine çevrilerek hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerekecektir.
Bu açıklamalardan sonra somut olayımıza gelince;
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na muhalefet suçundan sanıklar …, … ve …’ın, anılan Kanun’un ek 2/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 ve 52. maddesi gereğince 25 gün hapis ve 500,00 Türk Lirası adlî para cezasıyla cezalandırılıp hükmlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, denetim süresi içerisinde suç işlediklerinden bahisle hükümlerin açıklanmasına, yükletilen suçlardan anılan Kanun’un ek 2/2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 ve 52. maddesi gereğince 25 gün hapis ve 500,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan sanıkların denetim süresi içerisinde yeniden suç işlemeleri karşısında; yasal olarak uygulanması zorunlu olan TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca ayrı ayrı hükmedilen 25 gün hapis cezasının aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırım yada tedbirlerden birine çevrilerek hükümlerin açıklanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hükümler kurulması usul ve yasaya aykırı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, … Asliye Ceza Mahkemesinin 05/05/2015 tarihli ve 2014/284 esas, 2015/14 sayılı kararının CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre yeniden uygulama yapılarak sanıklar hakkında hükmolunan 25 gün hapis cezasının, TCK’nın 50/1-a maddesi uyarınca günlüğü 20 TL’den ayrı ayrı 500 TL adli para cezasına çevrilmesine, karardaki diğer yönlerin aynen saklı tutulmasına, infazın doğrudan verilen 500 TL ve hapisten çevrilen 500 TL adli para cezaları üzerinden yapılmasına, 26/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.