Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/5907 E. 2016/18563 K. 26.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5907
KARAR NO : 2016/18563
KARAR TARİHİ : 26.05.2016

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 51/2-b maddesine aykırı davranmak eyleminden dolayı … Cumhuriyet Savcısı …’a ait aracın tescil plakasına… Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünün 02/07/2014 tarihli ve MA 06437166 sıra nolu trafik idari para cezası karar tutanağı ile uygulanan 356,00 Türk lirası idari para cezasına yönelik başvurunun reddine dair … 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 08/12/2014 tarihli ve 2014/3005 değişik iş sayılı kararı aleyhine …Bakanlığının 06/04/2016 gün ve 94660652-105-06-15028-2015 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/04/2016 gün ve KYB. 2016-144466 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, … Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapan muterize ait … Plaka sayılı aracın, 19 Mayıs Bulvarında 109 Km/s hızla araç kullandığı anlaşıldığından, başvurunun reddine karar verilmiş ise de,
Aracın tescil plakasına uygulanan idari para cezasının muterize tebliğini müteakip, Cumhuriyet savcısı olduğunu bildirerek, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 93. maddesi uyarınca hakkında işlem yapılması gerektiğinden bahisle itiraz etmiş olması karşısında, başta bilinmese dahi, artık itiraz eden kişinin hukuki konumunun öğrenildiği,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 22/03/2011 tarihli ve 2008/8692 esas, 2011/2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu sayılı ilamında da değinildiği üzere, idari para cezasını gerektiren eylemin 2802 sayılı Kanun’un 93. maddesi kapsamında kişisel suç olduğunun anlaşılması halinde, anılan Kanun’un “kişisel suçlarda soruşturma ve kovuşturma” kenar başlıklı 93/1. maddesinde yer alan “Hakim ve savcıların kişisel suçları hakkında soruşturma, ilgilinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcısına ve son soruşturma o yer ağır ceza mahkemesine aittir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, muterizin Cumhuriyet savcısı olduğunun anlaşılması sebebiyle, başvurunun kabul edilerek idari para cezası karar tutanağının iptali ile gereğinin takdir ve ifası için evrakın ilgilinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde başvurunun reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Dairemizin 14/05/2015 tarih ve 2015/2556 Esas, 2015/1529 karar sayılı ilamı ile Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 09/07/2013 tarihli ve 2013/5794 Esas, 2013/16526 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, hakim ve savcıların trafik suçlarının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 93. maddesi kapsamında kişisel suç olup, anılan Kanun’un “kişisel suçlarda soruşturma ve kovuşturma” kenar başlıklı 93/1. maddesinde yer alan “Hakim ve savcıların kişisel suçları hakkında soruşturma, ilgilinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi Cumhuriyet başsavcısına ve son soruşturma o yer ağır ceza mahkemesine aittir.” şeklindeki düzenleme ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 24. maddesinde yer alan “Kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması hâlinde mahkeme tarafından idari yaptırım kararı verilir.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, hâkim ve savcıların kişisel suç kapsamında değerlendirilen ve idarî para cezasını gerektiren eylemleri yönünden ancak son soruşturma mercii olarak ilgilinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesince idari yaptırım kararı uygulanabileceği cihetle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, … 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 08/12/2014 tarihli ve 2014/3005 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 26/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.