Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2015/16166 E. 2016/8626 K. 23.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16166
KARAR NO : 2016/8626
KARAR TARİHİ : 23.05.2016

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının 01.03.1999-10.02.2012 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile “davacının davalı şirket bünyesinde 01.03.1999- 10.02.2012 tarihleri arasında sürekli olarak çalıştığının ve çalıştığı bu sürenin tamamının diğer davalı …’ya bildirilmediğinin tespitine” karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda, davalı işyerinin hangi tarihler arasında kanun kapsamında olduğu davalı Kurumdan sorulmadan, ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordroları getirtilmeden, davalı yanın 1998-2003 yılları arasında işyerini kiraladığına ilişkin savunmasını açıklaması dayanağı belgeleri ibraz etmesi istenmeden, davacının çalışmasının mevsimlik bir çalışma olup olmadığı yönünde yeterli araştırma, inceleme yapılmadan karar verilmiş olması hatalıdır.
Yapılacak iş, davalı işveren adına tescilli işyeri bulunup bulunmadığını, bulunuyor ise hangi tarihler arasında kanun kapsamında olduğunu davalı Kurumdan sormak, davalı işyerinin ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarını getirtmek, davalı şirketin vergi mükellefiyetinin hangi tarihlere ilişkin olduğunu tespit etmek, ticaret sicili kayıtlarını istemek, davalı yanın 1998-2003 yılları arasında işyerini üçüncü bir şirkete kiraladığına, bu tarihlerde faaliyette bulunmadığına ilişkin savunmasını açıklaması, dayanağı belgeleri ibraz etmesini istemek, davacının ve beyanına başvurulan tanıkların hizmet cetvellerini davalı Kurumdan istemek, tuğla fabrikası olan davalı işyerindeki yükleme-boşaltma işinin mevsimlik çalışmayı gerektiren bir iş olup olmadığını, davalı işyerinde yılın tamamında çalışılıp çalışılmadığını araştırıp belirlemek, dönem bordrolarında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, …, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan …’ne iadesine
02.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.