YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/36131
KARAR NO : 2016/7008
KARAR TARİHİ : 09.03.2016
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, ulusal bayram ve genel tatil, ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin ile fazla masei ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, iş sözleşmesinin haklı sebep olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ve davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda, davalı vakıf nezdinde şoför olan davacının iş sözleşmesi okul müdürüne ve iş arkadaşlarına tehdit ve hakaret ettiği, işyerinde huzursuzluk çıkardığı gerekçesiyle haklı sebeple feshedilmiştir. Davacı tanıklarından birinin husumetli oluşu, diğerinin de olayı duymadığı nazara alındığında görgüye dayalı davalı tanık beyanlarına göre, davacının müdürle başka bir şoförün, öğretmenin evraklarının götürülmesi konusunda yaşadığı olay ve akabinde yaşanan şikayet ve savunma talepleriyle ilgili tartıştığı, müdüre hakaret ettiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece işverenin iş sözleşmesinin haklı sebeple feshettiği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatının reddi gerekirken kabulü isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26. maddesinde “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu maddeye göre, hakimin tarafların talep sonuçları ile bağlı olduğu, talep edilenden fazla veya başka bir şeye hükmedemeyeceği açıkça belirtilmiştir.
Somut olayda, davacı tarafın dava dilekçesinde sakatlar derneği tarafından hazırlanan bir proje kapsamında 11 hafta boyunca Cumartesi ve Pazar günleri çalıştığı, 12. Hafta ise yalnızca Cumartesi günü çalıştığı, söz konusu döneme ilişkin 10:00-16:00 saatleri arasında çalıştığı belirtilmesine rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu proje döneminde talep aşılarak fazla çalışma alacağı hesaplanması hatalı olmuştur.
4-Ayrıca, dosya kapsamında fazla mesai tahakkukları içeren bordrolara ait banka kayıtları nazara alındığında söz konusu ödemelerin mahsup edilerek fazla mesai alacağına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.