YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5631
KARAR NO : 2016/268
KARAR TARİHİ : 14.01.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gerekçeli karar başlığına sehven “2010” yılı olarak yazılan suç tarihinin, suça konu senedin icraya konulduğu “20.11.2008” tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Temyizin kapsamına göre sanık … hakkındaki hükme hasren yapılan incelemede;
Sanığın, oğlu olan diğer sanık …’ın yetkilisi olduğu … Mobilya …isimli şirket adına imza yetkisi olmadığı halde, oğlunun bilgisi dahilinde şirkete ait kaşeyi kullanıp, imzalamak suretiyle suça konu 04.02.2008 düzenlenme, 25.06.2008 ödeme tarihli, borçlusu …, alacaklısı …. Ltd. Şti. Olan, 1.700 lira bedeli senedi düzenleyerek resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın aşamalarda istikrarlı olarak, oğlu ile birlikte çalıştığını, katılan şirket ile aralarında yıllardır ticari ilişki bulunduğunu, suça konu senedi kendisinin imzaladığını, senetten doğan borcu ödediğini savunması, diğer sanık …’ın, iki şubeden oluşan mobilya dükkanı olduğunu, babasıyla birlikte çalıştığını belirtmiş olması, iddianamedeki anlatımda, sanığın, oğlunun bilgisi dahilinde suça konu senedi düzenlendiğinin iddia olunması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen rıza üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği, rızanın açık veya zımni olabileceği göz önünde bulundurularak, sanık …’ın, oğlu olan diğer sanık …’ın bilgisi ve rızası dahilinde suça konu senedi düzenlediğinin kabulü gerekeceği, dolayısıyla sanığın üzerine atılı suçun manevi unsurunun oluşmadığı ve beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.01.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.