Yargıtay Kararı 21. Ceza Dairesi 2015/8181 E. 2016/5995 K. 06.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8181
KARAR NO : 2016/5995
KARAR TARİHİ : 06.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

1-Cep telefonu bayii işleteni olan sanığın, katılan adına sahte abonelik sözleşmesi düzenlediğinin iddia olunduğu olayda, suça konu abone sözleşmesindeki yazı ve imzaların katılana ait olmadığı bilirkişi raporuyla tespit edilmesi, sanık ……….. adlı işyeri sahibi olduğunu, abone sözleşmesi üzerindeki işyeri kaşesi üzerinde çalışanının ya da kendisinin imzası bulunması gerektiğini, ancak hiçbir imzanın bulunmadığını, üzerine atılı suçu kabul etmediğini savunması, suça konu abone sözleşmesinde irtibat numarası olarak verildiği anlaşılan telefon numarasının … adlı şahsa ait olduğunun anlaşılması, bu şahsın mahkemece hazır edilemediğinden dinlenilmesinden vazgeçilmesine karar verilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi bakımından, … adlı şahıs temin edilerek, tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılarak konu ile ilgili beyanlarına başvurulması, sanığın işyerinde açıldığı sabit olan hatla ilgili sanığın menfaatinin bulunduğu da gözetilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi; yasaya aykırı,
2-Kabule göre de;
Hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56. maddesinin 4. fıkrasındaki “Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz”, 5. fıkrasındaki “Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz” hükümleri ve TCK’nun 7. maddesi karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunup lehe olan ve ön ödeme önerisi gerektiren sanığın eylemlerinin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.10.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.