YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/24681
KARAR NO : 2016/18331
KARAR TARİHİ : 23.05.2016
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Şikayet dilekçesinde sanığın İİK’nın 333/a maddesine aykırılıktan da cezalandırılması için şikayette bulunulduğu halde, bu suç açısından bir hüküm kurulmamışsa da zamanaşımı süresince bir hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre,
Mahkeme tarafından 29.07.2011 tarih ve 2010/152 Esas 2011/102 Karar sayılı hükümle sanık hakkında “ticareti usulüne aykırı terk etmek” suçundan verilen beraat kararı temyiz edilmemesi nedeniyle kesinleştiği halde, 2013/117 esas sayılı dosya üzerinden yargılama yapıldığı ve 28.03.2014 tarihli karar verildiği anlaşılmış ise de, 29.07.2011 tarihli karardan sonra yapılan tüm işlemlerin yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
1-Sanığa çıkarılan duruşma davetiyesinde 2004 sayılı Kanunun 349. maddesindeki açıklamanın bulunmaması nedeniyle yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığının gözetilmemesi,
2-Sanığa isnat edilen İİK’nın 345/a maddesindeki suçun oluşup oluşmadığının anlaşılabilmesi için öncelikle, İİK’nın 179. ve TTK’nun 324. maddesinde öngörülen koşullarda şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenmesini müteakip, şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği, borçlu şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğünden borçlu şirketin muhasebecisi öğrenilerek bu yerden, bunun mümkün olmadığı takdirde zabıta marifetiyle yaptırılacak araştırma suretiyle şirkete ait ticari defterlerin ve kayıtların temini yoluna gidildikten sonra, ticari defterler, kayıtlar ve banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmasını takiben sanığın hukuki durumunun takdiri yerine, şirketin kayıtları tespit edilemediğinden suçun unsurları oluşmadığı kabul edilerek sanığın beraatlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısı ile şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.