Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/33978 E. 2016/15994 K. 20.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/33978
KARAR NO : 2016/15994
KARAR TARİHİ : 20.04.2016

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 7201 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-Sanığın ….İl Özel İdaresi tarafından katılanın ‘…. Köyü-…” adresine gönderilen iadeli taahhütlü posta gönderisini aldığı ve katılana teslim etmediği olayda; 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 1.maddesinde ” Kazaî merciler, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) sayılı cetvelde yer alan genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (II) sayılı cetvelde yer alan özel bütçeli idareler, (III) sayılı cetvelde yer alan düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (IV) sayılı cetvelde yer alan sosyal güvenlik kurumları ile il özel idareleri, belediyeler, köy hükmî şahsiyetleri, barolar ve noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligat, bu Kanun hükümlerine göre Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla” yapılacağının düzenlendiği, dava konusu olayda ise evrakın iadeli taahhütlü posta gönderisi olarak gönderildiği ve değinilen Kanun hükmü karşısında tebligat vasfının bulunmadığı gibi evrakın teslim edildiği sanığın muhatap namına tebliğe yetkili kimselerden olduğuna dair tespit ve şerhin de bulunmadığı gözetilerek atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının miktarı itibariyle 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
3- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında; “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir.” denilmektedir.Bu ilkeler çerçevesinde, her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi halinde zararın giderilebilmesi koşulundan bahsedilebileceği, somut olayda doğrudan Tebligat Kanunu’na muhalefef suçunun işlenmesi ile ortaya çıkan ölçülebilir bir zarar bulunup
bulunmadığı araştırılıp, engel sabıkası da bulunmayan sanık hakkında CMK’nun 231. maddesindeki diğer objektif ve sübjektif koşullar tartışma konusu yapılmadan yalnızca zararın ödenmemiş olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 20/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi