Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/5412 E. 2016/16002 K. 20.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5412
KARAR NO : 2016/16002
KARAR TARİHİ : 20.04.2016

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 7201 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın katılanın alacaklı olduğu icra dosyalarından gönderdiği haciz ihbarnamelerine ilişkin iki ayrı tebligatı almaktan imtina ettiği olayda, farklı icra dosyalarına ait olmakla birlikte aynı kişiye karşı, bir suç işleme kararının icrası kapsamında sanığın gerçekleştirdiği tebligatı kabulden imtina eylemleri arasındaki zaman aralığı da gözetilerek, tek suçtan hüküm kurulup TCK’nın 43/1. maddesi gereğince cezada artırım yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında; “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir.” denilmektedir. Bu ilkeler çerçevesinde, her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi halinde zararın giderilebilmesi koşulundan bahsedilebileceği, somut olayda ise icra takibine konu alacakların sanığa atılı suçtan doğan bir zarar olmadığı gözetilerek, doğrudan Tebligat Kanunu’na muhalefet suçunun işlenmesi ile ortaya çıkan ölçülebilir bir maddi zarar bulunup bulunmadığının araştırılması gerekirken engel sabıkası da bulunmayan sanık hakkında CMK’nın 231. maddesindeki diğer objektif ve sübjektif koşullar tartışılmadan katılanın zararının giderilmediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 20/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.