Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/4639 E. 2016/15473 K. 28.06.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4639
KARAR NO : 2016/15473
KARAR TARİHİ : 28.06.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatil ücreti, resmi-dini tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davacının davalı işyerinde mağaza satış danışmanı olarak 01/11/2008 – 22/11/2011 tarihleri arasında çalıştığını, davacıya işten çıkarıldıktan sonra banka hesabına 2.000,00TL ödeme yapıldığını, ayrıca çalıştığı süre içinde kendi kredi kartından yapılmış olan harcamalara ilişkin olarak da 5.830,00TL ödeme yapıldığını, bu konu ile ilgili olarak davacıya bir yazı verildiğini ve ödeme yapılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve genel tatil ücreti ve asgari geçim indirimi alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş sözleşmesinin karşılıklı anlaşma yoluyla sona erdirildiğini, ancak haklı nedenle feshi gerektiren sebeplerin bulunduğunu, yapılan protokol doğrultusunda davacıya toplam 9.500,00TL ödeme yapıldığını, söz konusu ödemelerin yapılması halinde davacının başka hak ve alacağının kalmayacağı hususunun protokolde belirtildiğini, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava dışı … ile davalı şirketin yöneticisinin aynı kişi olduğu ve buna göre iki şirket arasında bir organik bağın bulunduğu, dosyaya sunulan 22/11/2011 tarihli protokolün davacıya tazminat için 4.000,00TL, aksesuar için 5.830,00TL ödenmesi konularını içerdiği, davacıya kıdem tazminatı ödemeyi davalı işveren kabul etmiş olduğundan davacının bakiye kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle kıdem tazminatının ve ihbar tazminatının kabulüne, agi alacağının kabulüne, fazla mesai ve genel tatil ücretinin kısmen kabulüne, hafta tatili ücretinin reddine karar verilmiştir.

D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece HMK’nun 26 ncı maddesinde düzenlenen taleple bağlılık kuralı aşılarak, kıdem tazminatı alacağı yönünden ıslah ve dava dilekçesiyle kıdem tazminatına dava tarihinden itibaren faise hükmedilmesi talep edilmesine rağmen talep aşılarak fesih tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK.’nun geçici 3/2 maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının 1/a bendinin; “akdin fesih tarihi olan 15/11/2011″ kısmının çıkartılarak, yerine; “dava tarihi olan 21/03/2012” yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 28/06/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.