YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/32284
KARAR NO : 2016/16028
KARAR TARİHİ : 20.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 1219 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Eczacı ve aynı zamanda kendi beyanına göre sedef hastası olan sanığın, mesleki alanına girecek şekilde hazırlamış olduğu ilaçları şikayetçiye vermesi ve şikayetçinin de bu ilaçları kullandığını beyan etmesi, sanığın doktor ünvanını kullanmadığını ve eczacı sıfatıyla davet üzerine konferanslar verdiğini, tedavi uygulamadığını savunması, sanığın eczacı olması, aynı zamanda kendisinde de sedef hastalığının bulunması ve adı geçen hastalıkla ilgili derneğin konferanslarına davet üzerine katılması ve sanığın şikayetçiye doğrudan bir müdahale ve muayenesinin bulunmaması karşısında; sanığın hasta tedavi etme kastıyla hareket etmemesi nedeniyle manevi unsurun oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre ise;
a- Kasıtlı suçtan erteli kısa süreli olmayan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
b-Suçtan doğrudan doğruya zarar görmemesi nedeniyle davaya katılma hakkı bulunmayan şikayetçinin katılmasına karar verilip lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.