YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14368
KARAR NO : 2016/20101
KARAR TARİHİ : 22.06.2016
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6222 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Beraat
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Gerekçeli karar başlığında 02/09/2011 olan suç tarihinin gösterilmemesi yerinde giderilebilir maddi bir hata olarak kabul edilmiştir.
6222 sayılı Kanun’un 13/2. maddesindeki suç açısından maddi unsur, esasen bulundurulması yasak olmamakla beraber kesici, ezici, bereleyici veya delici aletler ile patlayıcı, parlayıcı, yanıcı veya yakıcı maddelerin spor alanlarına sokulmasıdır. Kişinin bu alet veya maddeleri spor alanında üzerinde bulundurması suçun oluşumu açısından yeterli olup, bu alet veya maddelerin spor alanlarında kullanılıp kullanılmaması önem taşımamaktadır.
6222 sayılı Kanun’un 13/5. maddesinde ise, spor alanına sokulması yasak olmayan alet veya maddeleri kullanarak müsabaka düzeninin bozulması sebebiyet veren kişinin, fiili daha ağır bir cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, cezalandırılacağı öngörülmektir. Müsabaka düzeninin bozulması, sportif faaliyetin olağan akışının dışarıdan yapılan müdahale ile durdurulmasını ifade etmektedir.
Bu suçlar ile korunan hukuki yarar, spor alanlarında bulunan kişilerin genel sağlık ve güvenliği olup, bu suçlarla spor alanında bulunan kişilerin hayatı, sağlığı ve malvarlığı açısından tehlike doğurabilecek alet veya maddelerin spor alanlarına sokulması cezalandırılmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 02.09.2011 tarihinde Türkiye – Kazakistan futbol takımları arasında yapılan spor müsabakası sırasında ev sahibi tribününde yer alan sanığın, üzerinde bulundurduğu kol saatini saha içine atması biçiminde açıklanan eylemi karşısında; sanığın, kol saatinin kordonunun kopması suretiyle saha içine düştüğüne ilişkin savunması, suça konu kol saatinin adli emanete alınmaması nedeniyle 6222 sayılı Kanun’un 12/1-b maddesi kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesinin mümkün olmaması ve dosya kapsamına göre sanığın fiili ile müsabaka düzeninin bozulduğuna dair bir delil de bulunmaması dikkate alınarak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/2. ve Anayasanın 38/4. maddelerinde ifade edilen suçsuzluk karinesinin bir uzantısı olarak evrensel nitelikteki “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince mahkemenin beraat kararı sonuç itibariyle isabetli görülmekle, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 22/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.