YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8579
KARAR NO : 2016/9784
KARAR TARİHİ : 13.06.2016
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, meslek hastalığı sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, sigortalının meslek hastalığı sebebiyle %67.74 oranında olan maluliyetinin zamanla artarak %87.24 e yükseldiği ileri sürülerek oluşan %19.50 fark maluliyeti nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddi ile %65.39 olan maluliyetinin ,%85.39 a yükselmesi nedeniyle %20 artış nedeniyle tazminat kriterleri ve yurtdışı çalışmaları dikkate alınarak belirlenen 16.000.00-TL manevi tazminatın maluliyet artış tarihi olan 08/09/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
5510 sayılı Yasanın 95. maddesine göre “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir.
Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşleri Yönetmeliğinin Geçici 1. maddesinde; bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce çalışma gücü kaybı, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü, harp malullüğü sonucu meslekte kazanma gücü kaybı ile erken yaşlanma durumlarının tespiti talebinde bulunan sigortalılar ve hak sahipleri için, yürürlükten kaldırılan ilgili sosyal güvenlik mevzuatının 5510 sayılı Yasaya aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahli Kuvvetlerine bağlı asker hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kulunca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de, diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Adli Tıp 3. İhtisas Kurulundan alınacak rapor ile Yüksek Sağlık Kurulu Kararı arasında sürekli iş göremezlik oranına yönelik görüş ayrılığı bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Somut olayda, SGK Tedavi Hizmetleri Daire Başkanlığının 11/05/2010 tarihli raporu ile ;davacının maluliyetinin %87.24 olarak belirlendiği ,davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine YSK tarafından düzenlenen 11/07/2012 tarih ve 52/5641 karar sayılı rapor ile davacının maluliyetinin %38.2 olarak tespit edildiği ,davacı vekilinin rapora itirazı üzerine dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderildiği ,3.İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 31/03/2014 tarih ,3932 karar sayılı rapor ile ,davacının maluliyetinin %26.2 olarak belirlendiği ,raporlar arasındaki çelişki üzerine dosyanın Adli Tıp Genel Kuruluna gönderildiği ve kurul tarafından düzenlenen 27/11/2014 tarih ,2428 karar sayılı rapor ile ,davacının maluliyetinin %26.2 olarak olarak tespit edildiği ,davacı vekilinin bu rapora itirazı üzerine dosyanın bu defa Ankara Nöbetçi İş Mahkenmesine gönderilerek üniversite gögüs hastalıkları anabilim dalı profesör ve öğretim üyelerinden oluşan üçlü bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 22/12/2015 tarihli rapor ile davacının maluliyetinin %85.39 olarak belirlendiği ve bu raporun hükme esas alındığı anlaşılmış ise de varılan sonuç doğru olmamıştır.
Adli Tıp Genel Kurulu tarafından düzenlenen 27/11/2014 tarih ,2428 karar sayılı rapor ile davacının maluliyetinin %26.2 olarak tespit edildiği ,böylece davacının maluliyetinin %26.2 ‘ye düştüğü anlaşılmakla davanın reddi gerekirken ,yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 13/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.