Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2015/12308 E. 2016/16338 K. 26.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12308
KARAR NO : 2016/16338
KARAR TARİHİ : 26.04.2016

MAHKEMESİ : 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1-5237 sayılı TCK’nın 44. maddesinde “ işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır” hükmüne yer verilmesi, bir fiilden kastedilenin sanığın hareket veya hareketlerinin bir sonucu elde etmeye (bir suçu işlemeye) yönelik olması, bu nedenle de fiilde birden fazla hareketin bulunabilmesi karşısında;1739 adet sahte bandrollü 2430 adet bandrolsüz ve başka kitaba ait bandrollü ” kitabı sattığı tesbit edilen sanık …’ın eyleminin TCK’nın 44. maddesi aracılığıyla 5846 sayılı Kanun’un 81/9. maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizin de benimsediği 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplum olduğu ve suça konu eserlerle ilgili olarak şikayet bulunmasının da durumu değiştirmeyeceği cihetle; somut olayda TCK’nın 43/2. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı gözetilmeden yazılı biçimde uygulama yapılması ve ayrıca benzer eylemler nedeniyle;
a)Sanık … hakkında 14/07/2009 tarihli eyleminden 05/01/2011; 24/07/2009 tarihli eyleminden 19/07/2010 ve 17/08/2011 tarihli iddianamenin düzenlenmesi ve ayrıca … 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin 17/02/2014 tarih ve 2012/772 Esas, 2014/71 sayılı kararı ile verilip aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2015/34778 Esasına kayıtlı olan dosyadaki 31/07/2009 eyleminden 31/10/2010 tarihli; ….. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin 27/01/2014 tarih ve 2012/560 Esas, 2014/24 sayılı kararı ile verilip aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2015/32402 Esasına kayıtlı dosyadaki 22/09/2009 tarihli eylemi için 16/05/2012 tarihli iddianameler ile kamu davasının açılması;
b)Sanık … hakkında ise;
– … 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 10/10/2013 tarih ve 2010/408 Esas- 2013/510 sayılı kararı ile verilip aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2015/32038,
– …..3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/09/2013 tarih ve 2011/817 Esas, 2013/475 sayılı kararı ile verilip aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2015/19459 Esaslarında kayıtlı olan dava dosyalarının da mevcut bulunduğunun anlaşılması karşısında;
Anılan dosyalar getirtilip incelenerek mümkünse birleştirilmesi, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanıkların bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve haklarında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
3)-Hapis veya adli para cezasını seçenek yaptırım olarak öngören hallerde de suçlunun kişiliği dikkate alınacak ve bu bakımdan da failin geçmişi,sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri ve ekonomik durumu göz önünde bulundurularak cezalardan hangisinin tercih edildiği belirtilecektir.
Bu kapsamda, 5846 sayılı Kanun’un 71/1. maddesi uyarınca sanık … hakkında ceza tayin edilirken ”Bandrolsüzlük eyleminin cezası hem hapis hem paradır. Bu yüzden suçların içtimaına göre ceza tayin edilirken 5846 sayılı Kanun’un 71. maddesindeki seçimlik cezalardan para cezasının tercih edilmesi mümkün değildir. Çünkü içtimaya dahil olan 5846 sayılı Kanun’un 81/4. maddesinin yaptırımı olan hapis cezası yok edilemez” şeklinde kanuna aykırı ve yerinde görülmeyen gerekçeyle seçimlik cezalardan hapis cezasının tercih edilmesi,
4)-Sanık … hakkında 5846 sayılı Kanun’un 81/4. maddesine aykırılıktan kamu davası açıldığı halde, ek savunma alınmadan aynı Kanun’un 71/1 ve 81/13. maddeleri ile TCK’nın 43/2, 58. maddeleri gereğince uygulama yapılması suretiyle CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,
5)Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıklar müdafiilerin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 26/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.